Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10834 E. 2025/4785 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10834
- Karar No
- 2025/4785
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/122 Esas, 2022/129 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Manisa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 110 ada 125 parsel (ifrazdan önce 110 ada 18 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; acele kamulaştırma bedelinin çok düşük olduğunu, bedel tespitinde taşınmaz üzerindeki sulama boruları gibi muhtesatların bedelinin hesaplanmadığını, artezyen kuyusu bulunduğunu, bunun bedelinin de hesaplanmadığını, bu nedenle yapılacak olan keşifte bu konuların dikkate alınarak kamulaştırma bedelinin Mahkeme tarafından tespit edilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 05.10.2020 tarihli ve 2019/294 Esas, 2020/193 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 06.04.2021 tarihli ve 2021/979 Esas, 2021/997 Karar sayılı kararı ile; Mahkemece 03.07.2020 tarihli celsede yatırılacak bedeli, yatırılacağı yeri içerir şekilde 2942 sayılı Kanun'un 10/8 maddesi gereğince 15 günlük süre verildiği, bedelin depo edilmemesi nedeni ile takip eden 04.09.2020 tarihli celsede 15 günlük kesin süre verildiği, gerekli ihtarın yapıldığı, kamulaştırma bedelinin yatırılmaması nedeni ile 05.10.2020 tarihli celsede davanın usulden reddine kararı verildiği, verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; İlk Derece Mahkemesince tespit edilen kamulaştırma bedelinden acele kamulaştırma bedeli ile celse arasında davacı idarece depo edilen 1.664,06 TL bedelin mahsup edilmesi sonrası oluşan fark bedelin bloke edilmesi için davacı idare vekiline verilen usulüne uygun yasal süreler içerisinde bedel depo edilmediğinden davanın reddine karar verilmiş ise de dosyaya sunulan 21.06.2021 tarihli banka dekontlarına göre davacı idarenin karar tarihinden sonra depo kararını yerine getirdiği anlaşıldığından, taraflara davanın esası hakkındaki beyanları sorularak ve usul ekonomisi de gözetilerek işin esasına girilip dosyada mevcut bilirkişi kurulu raporları denetlenmek suretiyle karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A.Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde kararı davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri Davacı idare temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan raporun yapılan ve hesaplamaların hatalı olduğunu, belirlenen kamulaştırma bedelinin kıymet takdir ve acele kamulaştırma bedelinden oldukça yüksek olduğunu, net gelirin yüksek hesaplandığını, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ü oranında alınmasının hatalı olduğunu, taşınmazın sulu tarım arazisi olduğu yönündeki tespitin doğru olmadığını ve kapitalizasyon faiz oranının düşük hesaplandığını, objektif değer artışı uygulanmaması gerektiğini, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3.Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür. 4. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir. 5. Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.