Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2023/19180 E. 2023/19626 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/19180
Karar No
2023/19626
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/348 E., 2022/870 K. DAVA TARİHİ : 20.10.2017 KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirket bünyesinde yurt dışında bulunan şantiyelerde 2011-2015 tarihleri arasında idari işler şefi formeni olarak çalıştığını, son ücretinin 2.750,00 USD olduğunu, konut kirası, yol ücreti, ısınma, GSM ödeneğinin ve üç öğün yemeğin işverence karşılandığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirket çalışanı olmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukukunun uygulanması gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2019 tarihli kararı ile; toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 12.04.2012-17.11.2012 tarihleri arasında Rönesans Türkmen AŞ nezdinde Türkmenistan işyerinde, 13.06.2013 ile 25.02.2015 tarihleri arasında ise Renaissance Contruction nezdinde Rusya işyerinde hizmet sözleşmesi ile en son net 2.750,00 USD ücretle çalıştığı, davacının ödenmeyen alacaklarının bulunduğu ve davalı Şirketin davacının işçilik alacaklarından sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 20.01.2022 tarihli kararıyla; yurt dışında hizmet alanında faaliyet yürütmek için bulunduğu ülke mevzuatına göre işyeri açan ve işveren olan Türk vatandaşlarının, bu işyerinde çalışmak üzere Türkiye’den Türk vatandaşı gerçek kişileri işçi sıfatı ile götürdükleri ve bunun genelde Türkiye İş Kurumu vasıtası ile yapıldığı ancak çoğu zaman Türk vatandaşı işçiler Türkiye bağlantılı Şirketler vasıtası ile Kurum kayıtları yerine getirilmeden turist vizesi ile çalıştırmak üzere götürülmekte olduğu ve yurt dışındaki ülke mevzuatı ile kurulan Şirket işçisi olarak çalıştırıldığı, iş hukukunun emredicilik yönü ve işçinin korunması ilkesi uyarınca yabancılık unsuru taşıyan bu tür uyuşmazlıklarda Türk vatandaşı olan işçinin kamu düzeni de dikkate alınarak yurt dışına gönderilmesinde gönderen kişi ya da Şirketin yurt dışındaki yabancı Şirket ile arasında organik bağ da bulunması hâlinde Türkiye’de kişi veya kişilerin işçinin işvereni kabul edilerek sorumlu tutulduğu, belirtilen yasal ve hukuksal gerekçelere göre davalı Şirket ile dava dışı Şirketler arasında organik bağ bulunduğu, uyuşmazlığın Türk hukuk mevzuatına göre çözümlenmesi gerektiği, istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 18.04.2022 tarihli ilâmı ile; davacının 13.06.2013- 25.02.2015 tarihleri arasındaki ikinci çalışma dönemi yönünden bir hukuk seçimi anlaşması bulunduğundan, dava konusu alacakların ait olduğu söz konusu çalışma dönemi hakkında Rusya hukukunun uygulanması gerektiği, hâl böyle olunca, gerekirse Rusya hukukunda uzman bir bilirkişiden de rapor alınmak suretiyle, dava konusu uyuşmazlık bakımından değerlendirme yapılması ve dosya kapsamındaki delil durumu birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle sair yönler incelenmeksizin hükmün bozulmasına ve dava dosyasının kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek dosyadaki uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasının talep edildiği gerekçesiyle bozma öncesinde olduğu gibi davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, hizmet süresinin hatalı tespit edildiğini, davacı lehine hükmedilen işçilik alacaklarına dayanak kabul edilen ücretin hatalı olduğunu, davacının çalışmalarının yurt dışında geçtiği hususları göz önüne alındığında net ücretin brüt ücrete çevrilmesinin hatalı olduğunu, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan davacının lehine kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmesinin hukuk aykırı olduğunu, davacının yapmış olduğu fazla çalışmaların karşılığının bordrosuna yansıtılarak kendisine ödendiğini, davacıya çalışmış olduğu hafta tatillerinin karşılığının ödendiğini, davacının lehine ulusal bayram ve genel tatil hesabı yapılmasını kabul etmediklerini, davacı tarafa yıllık izinlerinin kullandırıldığını, kullanmadığı izinlerin ücretinin kendisine ödendiğini, tanık ifadelerinin hesaplamalara ve hükme esas alınamaz nitelikte olduğunu, başkaca dosyalarda dinlenen tanık beyanları esas alınarak hesaplamalar yapılmasının açıkça usule ve yasaya aykırı olduğunu, tanık beyanlarına dayanılarak yapılan hesaplamalar üzerinden yapılan indirimin az olduğunu ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; ikinci çalışma dönemi yönünden uygulanacak hukuk noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi. 2. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 24 üncü maddesinin ilgili bölümü şöyledir: "... (3) Hukuk seçimi taraflarca her zaman yapılabilir veya değiştirilebilir. Sözleşmenin kurulmasından sonraki hukuk seçimi, üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla, geriye etkili olarak geçerlidir. 3. 5718 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şöyledir: "(1) Hâkim, Türk kanunlar ihtilâfı kurallarını ve bu kurallara göre yetkili olan yabancı hukuku re’sen uygular. Hâkim, yetkili yabancı hukukun muhtevasının tespitinde tarafların yardımını isteyebilir. (2) Yabancı hukukun olaya ilişkin hükümlerinin tüm araştırmalara rağmen tespit edilememesi hâlinde, Türk hukuku uygulanır. 4. 5718 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinin ilgili bölümü şöyledir: "... " (1) İş sözleşmeleri, işçinin mutad işyeri hukukunun emredici hükümleri uyarınca sahip olacağı asgarî koruma saklı kalmak kaydıyla, tarafların seçtikleri hukuka tâbidir. ..." 5. 26.08.1975 tarihli ve 15338 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yabancı Hukuk Hakkında Bilgi Edinilmesine Dair Avrupa Sözleşmesi. 6. Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünün 01.03.2008 tarihli ve 67/1 sayılı, "Yabancı Hukuk Hakkında Bilgi Edinilmesine Dair Avrupa Sözleşmesinin Uygulanması" konulu Genelgesi. 3. Değerlendirme 1. Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtayın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan Mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Bozma ilâmına uyulduğunda, bozma kararı lehine olan taraf için usuli kazanılmış hak oluşturduğundan, Mahkemece bozma gereklerinin yerine getirilerek karar verilmesi zorunludur. 2. Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında hukuk seçimi anlaşması bulunduğundan hukuk seçimi yapılan çalışma dönemi hakkında Rusya hukukunun uygulanması gerektiğine ilişkin Dairemizin bozma ilâmı sonrasında, davalı vekili 28.11.2022 tarihli dilekçesinde uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasını talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilâmına uyulmasına rağmen yargılama Türk hukukuna göre sonuçlandırılmıştır. 3. Kararın İlgili Hukuk bölümünün (2) numaralı paragrafında yer verilen 5718 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinin üçüncü fıkrası Dairemizce, davanın esasına girilinceye kadar tarafların hukuk seçimi yapmasının ya da değiştirmesinin mümkün olduğu şeklinde değerlendirilmiştir. Davanın esasına girilinceye kadar ifadesinden anlaşılması gereken ise cevap dilekçesinde bu konuda bir itiraz ileri sürülmemiş ya da en geç ön inceleme aşamasında uygulanacak hukuk konusunda anlaşılmış olmasıdır. 4. Dosya kapsamına göre davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde dava konusu alacaklar hakkında yabancı hukukun uygulanması gerektiği savunulmuş olup yabancı hukuka yönelik yapılan bozma sonrası yargılamada, tarafların Türk hukukunun uygulanacağı konusunda anlaşması, davanın esasına girilmiş olduğundan geçerli değildir. Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği hâlde bozma gereği yerine getirilmeksizin karar verilmesi hatalı olup 18.04.2022 tarihli bozma gereğinin yerine getirilmesi için hükmün ikinci kez bozulması gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/19180, K. 2023/19626, T. 14.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2023-19180-e-2023-19626-k-d4ca5c38b2fa