Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2023/19179 E. 2023/19138 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/19179
Karar No
2023/19138
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İş Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 23.10.2023 SAYISI : 2023/304 E., 2023/931 K. DAVA TARİHİ : 20.12.2012 KARAR : Davanın reddi

Taraflar arasında görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizin 15.03.2023 tarihli ilâmı ile kararın ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili tarafından temyizi üzerine Mahkemece 23.10.2023 tarihli ek karar ile kesinlik nedeniyle davacının temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Dosya içeriğine göre Mahkemece kararın kesin nitelikte olması nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de; dava tarihi olan 20.12.2012 tarihi itibarıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 ve 432 nci maddeleri gereğince kesinlik sınırının tespitinde 12.950 TL'nin dikkate alınması gerekirken temyiz talebinin reddedilen ve temyize konu edilen 90.298,20 TL'nin 238.730,00 TL tutarındaki kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle reddi isabetsizdir. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 23.10.2023 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen asıl kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı Kurumun Tunçbilek Termik Santralinde 19.03.1996 tarihinden itibaren sosyal serviste çalıştığını, davalı Kurumun kadrolu personeli ile birlikte davalı tarafından temin edilen malzemeler ve Kurum yetkililerinin talimatı ile çalışıldığını, söz konusu işlerin daha önce Kurumun kadrolu elemanları ile yapılmasına rağmen, ucuz işçi teminine yönelik olarak muvazaalı sözleşmeler ile alt işveren firmalara yaptırıldığını, müvekkilinin sosyal serviste ve yemekhanede hemen hemen her birimde çalıştığını, en son garsonluk yaptığını, davacının aynı işyerinde aynı işi yapan kadrolu işçiler ile aynı ücreti talep hakkı bulunduğunu, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 31 inci maddesinde ücret eşitsizliği yönünden sendikasız işçilerin korunduğunu, 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 5 nci maddesi, 2709 sayılı T.C. Anayasası'nın 10 uncu ve 55 inci maddeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 14 üncü maddesi, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 1 ve 2 nci maddelerinde eşitlik ilkesinin vurgulandığını iddia ederek ücret fark alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı EÜAŞ Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; davanın görev, yetki, husumet, derdestlik, kesin hüküm, hukuki yarar yokluğu, hak düşürücü süre ve zamanaşımından dolayı reddi gerektiğini, müvekkili Teşekkülün ihale makamı olduğunu ve davacının kendi işçileri olmadığını, ayrı bir işverenin işçisi olduğunu, muvazaa olgusunu kabul etmediklerini, bir kamu kuruluşu olan müvekkili Şirketin muvazaalı işlem yapmasının söz konusu olamayacağını, ihale ile Şirketlere verilen işin niteliği ve yürütümü bakımından elektrik üretimi işinden tamamen farklı ve bağımsız nitelikte bir iş olduğunu, Kurum personeli ile davacının aynı işi yapmadığını, aynı işi yapmak ile aynı yerde çalışmanın aynı anlama gelmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI 1. Mahkemenin 25.12.2014 tarihli ve 2012/648 Esas, 2014/956 Karar sayılı kararı ile; toplanan kanıtlar ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. 2. Kararın davalı EÜAŞ Genel Müdürlüğü vekilince temyiz edilmesi üzerine Mahkemenin 05.07.2018 tarihli ek kararı ile davalı vekilinin temyiz talebinin süresinde olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen asıl ve ek kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 16.09.2019 tarihli ve 2019/5486 Esas, 2019/15859 Karar sayılı kararıyla; Mahkemenin temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararı kaldırılarak davacının sendika üyeliği ya da dayanışma aidatı ödeyip ödemediği yönünden gerekli araştırma yapılmadan eksik inceleme ile sonuca gidildiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bozmadan Sonra Birleşen Dava 1. Dava Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 08.10.2014 tarihinde iş sözleşmesinin feshedilmesi sonucu işinden ayrıldığını, hizmet alım ihalelerinin muvazaalı ve işçi teminine yönelik olduğu, müvekkilinin davalı Kurumun asli ve sürekli işlerinde kadrolu personel ile birlikte davalı Kurumun yetkililerinin emir ve talimatı altında çalıştığını, işyerinde işin gereği ve yürütümü için idari ve teknik organizasyonları ve yeterlilikleri olan alt işverenler değişmesine rağmen davacı ve arkadaşlarının değişmediğini, davacının başlangıçtan itibaren davalı Kurumun işçisi olarak işlem görmesi gerektiğini, davacının işyerinde örgütlü bulunan Tes İş Sendikası üyesi olduğunu, davacı tarafından Tavşanlı 1.Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2012/648 Esasında açılan dava ile muvazaaya ilişkin hususların kesinleştiğini, işbu dava ile Ocak/2013-08.10.2014 tarihleri arası ücret farkı, iş güçlüğü tazminatı, bakım tazminatı, vardiya tazminatı, gıda yardımı, sosyal yardım, giyim yardımı, elektrik yardımı, toplu iş sözleşmesi ikramiyesi, ilave tediye alacaklarının talep edildiğini, Tavşanlı İş Mahkemesinin 2016/42 esas sayılı dosyası ile iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir neden olmadan feshedildiğinin sübut bulduğunu, 4 aya kadar devam eden ücreti ile 5 aylık brüt ücreti tutarında iş güvencesi tazminatına hükmedildiğini, 25.07.2017 tarihli PTT telgrafı ile işe başlatma talebini Hisar Ticaret Ltd. Şti.ne bildiren davacının işe kabul edilmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları, 4 aya kadar boşta geçen süre ücreti ve 5 aylık brüt ücret tutarında iş güvencesi tazminatı, ücret farkı olarak taban ücret ve yevmiye, iş güçlüğü tazminatı, bakım tazminatı, gıda ve yemek yardımı, sosyal yardım, vardiya tazminatı, toplu iş sözleşmesi ikramiyesi, giyim yardımı, elektrik yardımı ve ilave tediye alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Cevap 1. Davalı EÜAŞ Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde, asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Ticaret Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; Tavşanlı İş Mahkemesinin 2016/42 Esas sayılı dosyası ile davacının işe iadesine karar verilmiş ise de Şirketin EÜAŞ Genel Müdürlüğü ile sözleşmesinin sona erdiğini, davacıya Şirketin merkez ofisinde büro hizmetli elemanı işinin teklif edildiğini ancak davacının işe başlamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda 14.12.2022 tarhli ve 2023/4182 Esas, 2023/4032 Karar sayılı kararı ile; kesinleşmiş işe iade davası sonucu yapılan feshin geçersiz olması nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı talepleri ile iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süre ücreti alacak taleplerinin yerinde olduğu, Dairenin bozma ilâmına uyularak belirtilen eksik hususların tamamlatılması için ilgili yerlere müzekkere yazıldığı, davacının sendika üyeliği ve toplu iş sözleşmesinden yararlanmak istediğine dair bilgi ve belge bulunmadığı, davacının sendika üyeliğinin davalı Kuruma bildirilmemesi ve davacının dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanma talebi olmadığından toplu iş sözleşmesine bağlı alacaklara hak kazanmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı EÜAŞ Genel Müdürlüğü vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Dairemizin 15.03.2023 tarihli ve 2023/4182 Esas, 2023/4032 Karar sayılı kararıyla; davacı vekili davalı EÜAŞ Genel Müdürlüğü vekilinin diğer temyiz nedenlerinin reddi ile asıl ve birleşen davanın özellikleri dikkate alınmadan, kanun yolları farklı olan davaların birleştirilerek görülmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ile dava dışı şirketler arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu, muvazaa durumunda bir işçinin toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmesi için sendika üyeliğinden yararlanma veya dayanışma aidatı yatırmak suretiyle yararlanma dilekçesi sunmak zorunda olduğu, ayrıca bu sendika üyeliğinin asıl işverene bildirilmesi gerektiği, davacı tarafından bu şartların yerine getirilmediği gibi, 05.12.2013 tarihli sendikadan yararlanma dilekçesini alt işverene bildirdiğinden bunun davacıya bir yarar sağlamayacağından davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakkının bulunmadığı, dosyada davacının iddia ettiği ücret farklarının ödenmemesi hususu 4857 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinde belirtilen hususlardan olmadığından davacının ayrımcılık tazminatı talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen asıl ve ek karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçelerinde; davanın muvazaa olgusuna dayalı olarak emsali işçiye göre yoksun kaldığı hakların tahsiline ilişkin olduğu ve dosyanın bozmadan geçtiğinden temyiz denetiminden geçmesinin gerektiğinden temyiz talebinin reddinin hatalı olduğunu, emsal davalarda muvazaa olgusu yönüyle onandığını ve alacaklarını aldıklarını, müvekkilinin de emsali işçiye göre yoksun kaldığı ücret farkı ve ilave tediye alacağının hüküm altına alınması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olup olmadığı ve buna bağlı olarak davacının fark alacaklarının bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. 6356 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi (Mülga 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu’nun 9 uncu maddesi), 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 19 uncu maddesi, 4857 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin yedi ve sekinci fıkraları.

3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Karar başlığında davalı olarak bozma öncesi birleşen davanın davalısı olan Hisar Tic. İnş. Taah. Turizm Gıda Hayvancılık Paz. Ltd. Şti.ne yer verilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir. 3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Mahkemece verilen 23.10.2023 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,07.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/19179, K. 2023/19138, T. 07.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2023-19179-e-2023-19138-k-96da0d196f4b