Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2010/12257 E. 2012/33650 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/12257
Karar No
2012/33650
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09.10.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... Belli ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı işçi, davacının 11.06.2005 tarihinden 04.09.2008 tarihine kadar aralıksız ve fiilen motor ustası olarak davalı şirkette çalıştığını, davalı şirketin 08.02.2007 tarihine kadar ..... A.Ş.'ne ait olup, anılan tarihten sonra .... Makine firmasına devredildiğini, devirden sonra davalı şirket tarafından, işyerinde eski çalışanların tümünün anlaşılmaz gerekçeler gösterilerek tasfiye edilerek yeni bir ekip kurma çabasına girildiğini, bu tasfiyenin bir ürünü olarak mantıklı hiçbir gerekçe gösterilmeksizin 04.09.2008 tarihinde iş akdinin feshedildiğini, ancak, tazminatlarının ödenmediğini ili sürrk, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, izin ücreti ve fazla mesai ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı işveren, iş sözleşmesini feshinin İş K. 25 2 e maddesine uygun olduğunu, davacının 7 ve 8 Temmuz 2008 tarihlerinde İzmir iş seyahati sırasında otel masraflarında tahrifat yapıldığının anlaşılması üzerine otel ile temasa geçilerek orijinal faturanın istendiğini, bir arkadaşının da otelde kaldığı ve otel masraflarının tamamının işverene yükletildiği, bu durumu 02.09.2008 tarihli savunmasında kabul ettiği, 03.09.2008 tarihinde haklı olarak iş sözleşmesinin feshedildiğini diğer hakların ödendiğini savunmuştur. Mahkemece, davacının uzun süre davalı işyerinde çalıştığı, daha önce bu yönde herhangi bir davranışının bulunmadığı ve işverene fazladan ödettiği miktarın (50,00 TL) azlığı da göz önüne alındığında, davacının bu şekilde davranışının haklı nedenle iş akdinin feshini gerektirir nitelikte olmadığı, işveren tarafından iş akdinin feshini gerektirecek geçerli bir neden olabileceği kabul edilerek ihbar ve kıdem tazminatları hüküm altına alınmıştır.

Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir. İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. 4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır. Somut olayda davacının iş seyahati sırasında otelde bir arkadaşıyla birlikte kaldığı ve arkadaşının otel masraflarını şirkete ödetmek istediği dosya içindeki fatura örneği ile davacının 02.09.2008 tarihli savunma yazısı içeriğinden anlaşılmaktadır. Davacının eylemi doğruluk bağlılığa aykırılık oluşturur. İşçinin uzun süre işyerinde çalışmış olması ve zarar miktarının düşük olması haklı fesih nedenlerini ortadan kaldırmamaktadır. Davacının iş sözleşmesi zarar iddiasına bağlı olarak feshedilmemiştir. Sadakat borcuna aykırı eylemi sebebiyle davacının ihbar ve kıdem tazminatlarına hak kazanmadığı kabul edilmelidir. Mahkemece aksi düşünceyle tazminat isteklerinin kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 900.00 TL.duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2010/12257, K. 2012/33650, T. 09.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2010-12257-e-2012-33650-k-7c972bc5a3d5