Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2010/11920 E. 2012/18413 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/11920
- Karar No
- 2012/18413
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA :Davacı, kıdem tazminatı ile vergi iadesi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle sona erdiğini belirterek kıdem tazminatı ve vergi iadesi alacağını istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı davacı ile arasında hizmet akdi ilişkisi bulunmadığını, davacının çalıştığı işyeri ile arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi de bulunmadığını, davacının ihale edilen şirket çalışanı olduğunu, ... ile şirket arasındaki ilişkinin ihale ilişkisi olduğunu ve idarenin ihale makamı konumunda bulunduğunu, bu nedenle kendilerine husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddi gerektiğini savunmuştur. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı avukatı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı avukatının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2. 4857 sayılı İş Kanununun 120 nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin onbirinci fıkrası hükmüne göre, kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. Faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. İş sözleşmesinin ölüm ya da diğer nedenlerle son bulması faiz başlangıcını değiştirmez. Ancak, yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarihtir. Emekliliğe hak kazanma belgesi işverene bildirilmemişse, işverence kıdem tazminatı olarak ilk taksitin ödendiği tarih bakiye kıdem tazminatı için faiz başlangıcı sayılmalıdır. Böyle bir taksit ödemesi de olmadığı durumlarda faiz başlangıcı, davanın açıldığı ya da icra takibinin yapıldığı tarihtir.
Somut olayda davacı emeklilik nedeniyle iş sözleşmesinin sonlandığını belirterek kıdem tazminatı talebinde bulunmuştur. Fakat davacının yaşlılık aylığı bağlandığına dair belgeyi davalı üniversiteye hangi tarihte verdiği ispatlanamadığından, dava tarihi yerine fesih tarihinden faiz yürütülmesi, ayrıca ıslah dilekçesinde ıslah tarihinden itibaren faiz talep edildiği halde tüm miktara fesihten itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesi hatalı olup bozma sebebi ise de bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK’nın 370/2 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. F) Sonuç : Temyiz olunan kararda hüküm kısmında 1 numaralı bendi tamamen çıkartılarak yerine; “3.589,31 TL kıdem tazminatından; 1.000TL’sinin dava tarihi olan 01.06.2009 tarihinden 2.589,31 TL’sinin ıslah tarihi olan 11.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” bendi yazılarak hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalı ...’den 05.01.2010 tarihli makbuz ile yersiz alınan toplam 269,95 TL harcın istek halinde davalı üniversiteye iadesine, 24.05.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.