Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2010/10681 E. 2012/16492 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/10681
- Karar No
- 2012/16492
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, izin, fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.B.Taşkın tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, kasiyer olarak çalışırken 06.08.2007 tarihinde sebep gösterilmeksizin işyerine alınmadığını, bunun üzerine aynı gün noter kanalıyla işe alınması hususunu ihbar ettiğini, ancak ertesi gün yine işe alınmadığını, davalı tarafından 08.08.2007 tarihli ihtarname ile iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ve genel tatil ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, iş sözleşmesinin 06.08.2007 tarihinde 4857 sayılı İş Yasanının 25-II / e maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiğini, davacının 04.08.2007 tarihinde ...isimli müşterinin 27,30-TL tutarındaki alışverişini ve ürün bedelini kasadan geçirmeyerek kendisine çıkar sağladığının tespit edildiğini, esasında, davacı hakkında daha öncede benzer şikayetlerin yapıldığını, bu hususta düzenlenen tutanakların bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece,feshe sebep olaya dair müşteri şikayeti ve tutanak mevcutsa da bunların davacının söz konusu eyleme karıştığını tek başına ispata yeterli olmadığı, ayrıca müşteri şikayeti sonucu davacının eylemi nedeniyle açılmış bulunan herhangi bir ceza davasının bulunmadığı da göz önüne alındığında henüz kanıtlanmamış bir fiilden dolayı tazminatsız fesih gibi en ağır yaptırımın davacı hakkında uygulanmasının iş hukukunun temel prensiplerine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı taraflar temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilip edilmediği ve fazla çalışma ile genel tatil ücretinin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı noktalarında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır. İşçinin eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışları ise, işverene haklı fesih imkânı vermez (Yargıtay 9. HD. 1.12.2009 gün, 2008/11819 E, 2009/32509 K). Somut olayda, davacının davalı işyerinde kasiyer olarak çalıştığı, bir müşterinin aldığı ürünü kasadan geçirmeden ücretini alıp kendisine mal ettiği iddiası üzerine verdiği savunmada müşterinin sadece ürünün fiyatını okuttuğunu malı almadığını, kasasından böyle bir ürünün geçmediğini belirttiği anlaşılmaktadır. Davalı ile herhangi bir ilgisi olmayan müşterinin şikayeti, davacının tevilli ikrarı, tutanaklar ve görgüye dayalı davalı tanık beyanlarından davacının söz konusu eylemi gerçekleştirdiği, bu nedenle davalı işverenin doğruluk ve bağlılığa aykırı davranış nedeniyle iş sözleşmesini feshinin haklı nedene dayandığı anlaşıldığından kıdem, ihbar tazminatı isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalıdır. 3. Mahkemece davalının ıslah isteğinden sonra ileri sürdüğü zamanaşımı itirazı değerlendirilerek yeniden bilirkişi raporu alınmışsa da davacının dava dilekçesinde talep ettiği miktarların zamanaşımı dışında kaldığı dikkate alınmadan eksik miktarda fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacağına hükmedilmesi isabetsizdir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.