Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2010/10715 E. 2012/16588 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/10715
Karar No
2012/16588
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA :Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş, davacı avukatı tarafından duruşma talep edilmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, iş akdinin 12.12.2006 tarihi itibariyle 4857 sayılı Yasanın 25/II-ı maddesi uyarınca feshedildiğini ancak feshin haklı nedene dayanmadığını, 01.11.2006 günü saat 07.00 de mesaiye başlayıp saat 19.30 a kadar şehir içinde kullandığı araçla ürün dağıtımı yaparak işyerine geldiğini, Kahramanmaraş'tan gelen kamyona ürünlerin yüklenmesine yardım etmesi istenilmesi üzerine yüklemeye yardım ettiğini ve yükleme bittikten sonra o kamyonla yola çıkıp ürünleri ... bayisine teslim etme talimatının verildiğini, söz konusu aracı daha önce hiç kullanmadığını, araç lastiklerinin aşınmış olup kendisinin de yorgun olduğunu, yanına yedek şöför verilmesini istediğini, davalının ise personel olmadığını ve ürünün sabaha ...'a yetişmesi gerektiğini belirterek yedek şöför vermediğini, havanın yağışlı, yolun kaygan ve lastiklerinde aşınmış olması nedeniyle gece yarısı kaza yaptığını, ancak olay nedeniyle kendisine kusur yüklenemeyeceğini, ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatlarının hüküm altına alınmasını istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının kendi kusurlu hareketi ve sürücü hatası nedeniyle davalı işverene ait araçla kaza yaptığını, bu sebeple akdin İş Kanununun 25/2-ı maddesi uyarınca haklı sebeple feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının sevk ve idaresindeki 46... plaka nolu kamyonu dikkatli ve itinalı kullanmadığı, hız limitini aştığı, 02/11/2006 günü meydana gelen kazada %25'lik kusur oranı ile kamyon da 10.500 YTL 'lik maddi hasara sebebiyet verdiği, 30 günlük ücretini aştığını, dolayısıyla işveren tarafından iş aktinin haklı olarak feshedildiği kabul edilerek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddine fazla çalışma alacağının ise kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı taraflar temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- İş sözleşmesinin, işçinin işverene zarar vermesi nedeniyle ve haklı olarak işverence feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. 4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinin (ı) alt bendinde, işverenin malı olan veya eli altında bulunan makine, tesisat, eşya ya da maddelere otuz günlük ücreti tutarını aşacak şekilde zarar vermesi halinde, işverenin haklı fesih imkânının bulunduğu belirtilmiştir. İşçinin kusursuz olduğunun ortaya çıkması durumunda, işverenin haklı fesih imkânı olmadığı gibi, işçinin kusuru belli bir yüzde ya da belli bir oran olarak saptanmışsa zararın miktarının bu kusur nispetinde azaltıldıktan sonra otuz günlük ücreti aşıp aşmadığına bakılmalıdır (Yargıtay 9.HD. 281.2010 gün, 2008/14825 E, 2010/1448 K.). Zararın işçinin kasıtlı davranışından ya da taksirli eyleminden kaynaklanmasının hukukî sonuca etkisi bulunmamaktadır. Örneğin işverene ait iş makinesi paletlerine kasten metal cisim sokmak suretiyle zarar veren veya trafik kazası sonucu işvereni zarara uğratan işçinin aynı şekilde iş sözleşmeleri haklı nedenle sona erdirilebilir. İşçinin kusuru ve zararı, ayrı ayrı uzman kişilerce belirlenmelidir (Yargıtay 9.HD. 26.1.2010 gün, 2009/25906 E, 2010/1326 K). Zarar tutarı ile karşılaştırılacak olan işçinin otuz günlük ücretinin brüt ya da net olarak dikkate alınması gerektiği noktasında Yasada herhangi bir açıklık bulunmamakla birlikte, işçi lehine yorum ilkesi uyarınca brüt ücretin esas alınması gerekir. Otuz gün, bir aydan farklı bir kavramdır. Bu noktada işçiye aylık olarak ödenen ücret yerine, günlük yevmiyesinin otuz katı tutarı dikkate alınmalıdır. Maddede sözü edilen ücret dar anlamda ücrettir. İkramiye, prim, fazla çalışma ücreti ve benzeri ödemeler bu maddede yer alan otuz günlük ücret içersinde değerlendirilmemelidir. Ancak, ücretin garanti ücret üzerine yapılan işe göre ilave ücret veya satış pirimi olarak belirlendiği hallerde, gerçek ücretin bu ödemelerin toplamı olarak değerlendirilmesi yerinde olur. Örneğin uygulamada uluslararası yük taşıyan tır şoförleri asgarî ücret ve sefer pirimi karşılığı çalışmaktadır. Sefer pirimi olarak adlandırılan kısım da dar anlamda ücrettir. Bu durumda maddenin uygulanması anlamında otuz günlük ücret, tır şoförleri yönünden her iki ödemenin toplamına göre belirlenmelidir (Yargıtay 9.HD. 24.11.20 08... /32361 E, 2008/32028 K.). Zararın otuz günlük ücreti aşması durumunda işverenin fesih hakkı doğar. İşçinin zararı derhal ödemesi ya da ödeyecek olması, işverenin bu hakkını ortadan kaldırmaz. İşverence zarar tutarının işçiden talep edilmemesi de fesih hakkını ortadan kaldırmaz. 4857 sayılı İş Kanununun 26 ncı maddesi yönünden bir yıllık hak düşürücü süre, zarara neden olan olayın oluşumu tarihinden itibaren başlar. Ancak altı işgünlük ikinci süre, zarar miktarının belirlenmesinin ardından, bu durumun feshe yetkili makama iletilmesiyle işlemeye başlayacaktır. Zarar miktarının belirlenmesi bazen uzun zaman alabilir ve fesih hakkının kullanılması bakımından zarar miktarının belirlenmesi ve işçinin ücreti ile kıyaslanması zorunluluğu vardır. Somut olayda davacının iş akdi 4857 sayılı İş Kanununun 25/2-ı maddesi uyarınca feshedilmiştir. Davacı kaza günü sabah 07- 19.30 saatleri arasında çalıştıktan sonra daha evvel kendisinin kullanmadığı ve o gün Kahramanmaraş’ tan gelen araçla tekrar ...’ dan ...’a yük götürmesinin istenmesi üzerine yorgun olduğunu yanına yedek şöför verilmesini istemesine rağmen verilmediğini ve tek başına yola çıktığını, havanın yağışlı olduğunu ve gece 01 gibi kazanın meydana geldiğini olayda kusurunun bulunmadığını ve bu kaza sebebiyle gerçekleştirilen feshin haksız olduğunu iddia ederek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin hüküm altına alınmasını istenmiştir. Davalı ise davacının kendi kusurlu hareketi nedeniyle kazanın meydana geldiğini ve 30 günlük ücreti ile karşılayamayacak şekilde işverenin aracına zarar verdiğini, feshin haklı nedenle yapıldığını savunmuştur. Mahkemece feshin haklı nedene dayandığı kabul edilerek ihbar ve kıdem tazminatı istekleri rededilmiştir. Dosya içeriğinde davacının olay sebebiyle % 25 kusurlu olduğunu belirten makine mühendisi-trafik kusur-hasar ve iş güvenliği uzmanından alınan tek kişilik rapor mevcuttur.Ancak söz konusu rapor delillerin irdelenmesi ve değerlendirilmesi yönlerinden yetersiz mahiyette olup denetime de elverişli değildir.Bu sebeple tarafların iddialarının ve somut olayın özellikleri dikkate alınmak, olaya ilişkin 4857 sayılı İş Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu hükümleri birlikte değerlendirilmek suretiyle iki iş güvenliği uzmanı ve bir karayolları trafik fen heyetinden oluşacak bilirkişi kurulundan davacının kusur durumunu gösterir rapor alınarak dosyadaki delillerle birlikte bir değerlendirmeye gidilerek sonuca gidilmelidir.Yazılı şekilde yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek davacının ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddi hatalıdır. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2010/10715, K. 2012/16588, T. 10.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2010-10715-e-2012-16588-k-b044221573b3