Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2026/2748 E. 2026/6477 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2748
- Karar No
- 2026/6477
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/5215 E. 2025/1824 K. SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, cinsel taciz HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında katılan mağdure ...'a karşı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı; katılan mağdure ...'ya karşı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesince katılan mağdure ...'ya karşı eylemin sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğundan bahisle verilen görevsizlik kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, Muğla 3. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın katılan mağdure ...'ya karşı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine; katılan mağdure ...'a karşı cinsel taciz suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. GEREKÇE A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Katılan Bakanlık vekilinin yokluğunda verilip 20.09.2025 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291/1. maddesinde belirlenen iki haftalık kanunî süre geçtikten sonra 07.10.2025 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e maddesinde "İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddesinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine," ve aynı Kanun'un 280/1-f maddesinde "Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine," karar verilebileceği belirtilmiş olup; aynı Kanun'un 280/1-g maddesinde ise "Diğer hâllerde, gerekli tedbirleri aldıktan sonra (…) davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına, karar verir" şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Anılan düzenlemeler ile Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı nazara alındığında; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf talepleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesinin bozma yetkisinin bulunmaması nedeniyle vermiş olduğu bozma kararları hukuka aykırı ve yukarıda belirtilen istisnalar dışında bu karara istinaden verilmiş olan İlk Derece Mahkemesi kararının da hukuki değerden yoksun olması karşısında, İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yeniden yargılama yapıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde İlk Derece Mahkemesinin Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararına uyarak vermiş olduğu kararına yönelik esastan ret kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Başkaca yönleri değerlendirilmeyen ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, cinsel taciz suçundan verilen karar yönünden sayın üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen karar yönünden oy birliğiyle BOZULMASINA,
Tutukluluk şartlarında bir değişiklik olmadığından tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 maddesinin 1. fıkrası bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümlerinin kural olarak temyiz edilebileceğini düzenlemekle beraber, maddenin 2. fıkrasında bu ana kuralın istisnalarına yer vermiştir. 5271 sayılı Kanun 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 231/ 12... . maddeleri uyarınca kesin olup temyizinin mümkün olmadığı belirlenmekle; Bu açıklamalar ışığında, ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin temyize konu 04.09.2025 gün ve 2025/5215 E., 2025/1824 K. sayılı kararının, Muğla 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.07.2025 gün ve 2025/386 E., 2025/414 K. sayılı kararıyla sanık hakkında cinsel taciz suçundan Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 105/1-2. cümle, 62. maddeleri uygulanmak suretiyle verilen 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün 5271 sayılı Kanun 231. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik istinaf istemlerinin esastan reddine dair kararın CMK'nın 231. maddesinin 7499 sayılı Kanun'la değişik 12. fıkrası hükümleri gereğince temyiz edilemez kararlardan olduğu, bu nedenle bu kararlara yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.