Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2025/5446 E. 2026/2591 K. – Nitelikli Cinsel
Konu: Nitelikli Cinsel Saldırı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/5446
- Karar No
- 2026/2591
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Cinsel Saldırı
DİRENME DURUŞMA TALEPLİ
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1839 E., 2025/337 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı KARAR : Direnme (Mahkumiyet) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının bozma üzerine yapılan yargılaması sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince sanığın atılı suçtan mahkumiyetine yönelik kararının temyiz incelemesinde bozulmasına dair Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.07.2024 tarihli ilamına karşı Bölge Adliye Mahkemesince direnilerek mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle, sanığın beraati gerektiğine ilişkin bozma ilamına Bölge Adliye Mahkemesince uyulduğu belirtildikten sonra verilen mahkumiyet kararının usuli kazanılmış hak oluşturduğuna, sanığın kendisini savunma konusunda acze düşmesi nedeniyle suçu işlediğini beyan ettiğine, aslında katılanla birlikte olmadığına, kamera kayıtlarının bulunduğuna, olay yerinde katılanın kızının ve bir müşterinin beklediğine, isnad olunan suça konu eylemin rızalı ya da rıza dışı olsa dahi işlenmesinin mümkün olmadığına, katılanın olayın farkına varmadığına dair beyanının mantık dışı olduğuna, masaj masasının böyle bir eyleme müsait olmadığına, sanığın atılı suçtan beraati gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE Dairemizce 15.06.2022 tarihinde sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasından sonra yapılan 22.11.2022 tarihli oturumda, ara karar ile bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen hükümde ve hükmün gerekçesinde bozma ilamına karşı direnildiği belirtilerek uyma kararından dönülmek suretiyle bozmayı etkisiz kılacak şekilde karar verilmesinin uyma kararının hüküm ve sonuçlarını ortadan kaldırmadığı, bu nedenle Dairemizin 09.07.2024 tarihli ve 2023/6170 Esas, 2024/6980 Karar sayılı bozma kararı usul ve kanuna uygun olup, Bölge Adliye Mahkemesince anılan ilama yönelik kurulan 20.02.2025 tarihli direnme kararında belirtilen gerekçeler yerinde görülmemiştir.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Dairemizin 09.07.2024 tarihli ve 2023/6170 Esas, 2024/6980 Karar sayılı bozma kararı usul ve kanuna uygun olup, Bölge Adliye Mahkemesince anılan ilama yönelik kurulan 20.02.2025 tarihli direnme kararında belirtilen gerekçeler yerinde görülmediğinden, dava dosyasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 307/4. maddesi gereğince direnme kararıyla ilgili inceleme yapılması için Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 01.04.2026 tarihinde karar verildi.