Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2025/1861 E. 2026/6440 K. – Çocuğun Nitelikli
Konu: Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1861
- Karar No
- 2026/6440
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1043 E., 2024/1179 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, Bölge Adliye Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II.TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, katılan mağdure ile suça sürüklenen çocuk arasında iftira atmayı gerektirebilecek husumet bulunduğuna, katılan mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, suça sürüklenen çocuk hakkında eksik inceleme neticesinde karar verildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, suça sürüklenen çocuk hakkında takdiri indirim uygulanmaksızın, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiğine, vekalet ücreti talebine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
III.GEREKÇE Katılan mağdurenin soruşturma aşamasındaki "... çardakta olanlar rızam ile oldu. Sonra rızam dışı olduğunu sanıyorum..." şeklindeki olayın gerçekleşmesinde katılan mağdurenin rızasının olmadığını kesin ve net olarak ifade etmeyen beyanı, katılan mağdure hakkında tanzim edilen rapor, savunma, suça sürüklenen çocuk ile katılan mağdureye ait mesaj içerikleri ve tüm dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde on beş yaşını bitirmiş olan katılan mağdure ile rızası dışında cinsel ilişkiye girdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından, mevcut haliyle eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 104/1. maddesinde yer alan reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde karar verildi.