Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2025/10445 E. 2026/2724 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2025/10445
Karar No
2026/2724
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2125 E., 2025/1920 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma

Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında farklı zamanlarda evin kapıları ve pencerelerini kilitleyip kızı olan mağdurenin cinsel bölgelerine dokunmak yine farklı zamanlarda darp etmek suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından ise beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarını işlediği sabit olmasına rağmen yazılı şekilde beraat kararı verilmesinin ve katılan mağdure lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğuna ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, katılan mağdure beyanlarının çelişkili, tutarsız ve kurgusal olduğuna, hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, intikalin doğal olmadığına, katılan mağdurenin sanıktan şiddet görmesi nedeniyle böyle bir şikayette bulunduğuna, katılan mağdure beyanı dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut bir delil bulunmadığına, atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına ve dilekçesinde belirttiği sair temyiz nedenlerine ilişkindir.

C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan alt sınırdan uzaklaşılarak ve takdiri indirim uygulanmaksızın mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, sanığın çocuğun cinsel istismarı suçunu işlerken kapıları ve pencereleri kilitleyerek katılan mağdurenin gitmesini engellemesi nedeniyle üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE A. Kasten Yaralama Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-d maddesinde karar tarihinde yer verilen; ''İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkumiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, vaki temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden Olayın oluş ve intikal şekli, savunma, tanık beyanları, sanığın katılan mağdure ve aile bireylerine yönelik şiddet uygulaması nedeniyle husumet bulunması, tanık olarak dinlenen annenin soruşturma aşamasında katılan mağdurenin kendisine babasından intikam alamadığını belirttiğine dair anlatımı ve tüm dosya kapsamı uyarınca; sanığın atılı suçu işlediğine dair katılan mağdurenin başkaca delille desteklenmeyen soyut beyanı dışında her türlü şüpheden uzak, yeterli ve somut delil bulunmamakla, İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur

IV. KARAR A. Kasten Yaralama Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararına yönelik katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekillerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

C. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Bozma nedenine göre atılı suçtan tutuklu bulunan sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü bulunmadığı takdirde derhal salıverilmelerinin temini hususunun ivedi şekilde mahalline bildirilmesi için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2025/10445, K. 2026/2724, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2025-10445-e-2026-2724-k-0f47f9b80814