Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/9115 E. 2025/592 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9115
- Karar No
- 2025/592
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/158 E., 2015/283 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, fuhuş HÜKÜMLER : Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, onama, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuklar hakkında sanık ...'un mağdureyi suça sürüklenen çocuk ...'ın evine götürdükten sonra vajinal yoldan cinsel ilişki yaşadıkları şeklinde gerçekleştirdikleri iddia edilen eylemler nedeniyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanıklar hakkında mağdure ile vajinal yoldan cinsel ilişki yaşadıkları şeklinde gerçekleştirdikleri iddia edilen eylemler nedeniyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı, sanık ... hakkında ayrıca mağdureye fuhuş yaptırdığı şeklinde gerçekleştirdiği iddia edilen eylem nedeniyle fuhuş suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davalarında yapılan yargılama sonucunda, Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, suça sürüklenen çocuk ..., sanıklar ..., ... ve ...'nın atılı suçlardan ayrı ayrı beraatlerine, suça sürüklenen çocuk ... ve sanık ... haklarında atılı suçlardan ceza verilmesine yer olmadığına, sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ceza verilmesine yer olmadığına, fuhuş suçundan ise beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Özetle tüm sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar haklarında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan ... Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. B. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Kovuşturma evresinde on beş yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip annesi olan ....'nin duruşmada sanıklar ve suça sürüklenen çocuklardan açıkça şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini beyan etmediği gibi mağdurenin de Mahkeme aracılığıyla göndermiş olduğu 10.08.2022 tarihli dilekçesinde şikayetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen mağdure vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. D. Sanıklar...,... ve .... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanıklar haklarında kurulan hükümlerde, beraat kararı verilmesine karşın kanun maddesinin gösterilmemesi, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen bir hukuka aykırılık olarak kabul edilmiştir. E. Suça Sürüklenen Çocuklar Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden 1. Suça sürüklenen çocukların, mağdureye yönelik yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/2 ve 109/1-3f-5 maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-d, 66/2, 66/4. maddeleri gereği 10 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 07.05.2013 tarihli sorguları olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 10 yıllık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekili ile Mağdure Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle şikayetçi Bakanlık vekili ile mağdure vekilinin temyiz isteklerinin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, Sayın Başkan Vekili ... ve Sayın Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla ONANMASINA, C. Sanıklar...,... ve .... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenle Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye istinaden düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanıklar...,... ve .... haklarında kurulan hükümlerin üçüncü bendinde yer alan " atılı suçu işlediklerine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden atılı suçlardan" ibaresinden sonra gelmek üzere "5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, D. Suça Sürüklenen Çocuklar Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (E) bölümünde açıklanan nedenle Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuklar haklarındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Suça sürüklenen çocuklar haklarında üzerlerine atılı suçlardan zamanaşımı nedeniyle düşme, sanıklar ..., ... ve ... haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen hükümlerin düzeltilerek onanması ile sanık ... hakkındaki fuhuş suçundan verilen beraat hükmünün onanması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmakla birlikte sanıklar ... ve ... haklarında yaşı küçük mağdure ...'a yönelik, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulması görüşünde olduğumuzdan, ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümlerin onanması yönündeki, sayın çoğunluğun görüşüne muhalifiz. Şöyle ki; Mağdure ..., 07.11.1998 tarihinde hastanede doğmuş olup suç tarihi aralığında 13 yaş 7 aylık - 14 yaş bir aylık yaşındadır. Mağdurenin hastane doğumlu olduğuna dair mernis doğum tutanağı ve ekindeki belgeler dosya arasına alınmıştır. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan 10.01.2013 tarihli, mağdurenin litotomi pozisyonunda yapılan muayenesinde, hymenin saçaklı, esnek yapıda ve geniş açıklıkta olduğu, saat 3 hizasında doğal çentiğinin bulunduğu, duhule müsait olarak değerlendirildiğinden eski ya da yeni yırtık bulunmadığı, şahsın anatomik bakire olduğu yönünde rapor tanzim edilmiştir. Mağdure aşamalarda sanıklar ... ve ... ile rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğine dair beyanlarda bulunmuştur. Sanık ... soruşturma aşamasında müdafii huzurunda verdiği savunmasında mağdure ile seviştikleri ancak cinsel birliktelik yaşamadığı, mağdurenin on sekiz - on dokuz yaşlarında göründüğü şeklinde savunmada bulunmuştur. Sanık ... mağdure ile cinsel birliktelik yaşamadığı, soruşturma aşamasında mağdurenin yaşını on dokuz olarak kendisine söylediği, yargılama aşamasında ise yirmi bir yaşında olduğunu söylediği şeklinde savunmada bulunmuştur. Mağdure ve sanıkların beyanlarından, sanık ... ile mağdurenin facebook üzerinden yaklaşık altı ay önce tanıştıkları, sanık ... ile mağdurenin sanık ... aracılığıyla tanıştığı anlaşılmaktadır. Yerel Mahkeme kabulünde; sanık ...'in soruşturma aşamasında cinsel ilişkiyi kabul ettiği ve sanıkların mağdurenin yaşının küçük olduğunu bilmesinin mümkün olmaması gerekçesiyle hata hükümlerinin uygulanmasına karar verdiği ancak sanık ...'in soruşturma aşamasında basit eylemleri kabul ettiği, diğer sanık ...'un ise suçlamaları kabul etmediği, hastane doğumlu olan mağdurenin dosya içerisinde bulunan fotoğraf çıktılarına göre de fiziki görünüm itibarıyla nüfus kaydı ile uyumlu olduğu ve sanık ...'un uzun sayılabilecek süredir tanışıp görüştüğü mağdurenin gerçek yaşını bilmeyişinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği ve sanık ... ile sanık ...'un mağdureyi tanıştırması nedeniyle sanıkların mağdurenin yaşını bilmediği yönündeki iddialarına itibar edilmemesi gerektiği değerlendirilmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda olay tarihinde on dokuz yaşında olan sanık ... ile yirmi yedi yaşında olan sanık ...'in suç tarihinde on üç on dört yaş aralığında olan mağdureyle vajinal yoldan cinsel ilişkiye girdikleri, mağdurenin beyan ettiği tarih aralığında on üç on dört yaşlarında olduğu kabul edildiğinde, hata uygulamasının yapılmaması gerektiği, Mahkemenin de dosyadaki deliller dikkate alınarak sanıklardan ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/2. maddesinde düzenlenen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, ... hakkında ise aynı Kanun'un 103/1. maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması gerektiği, bu sebeple anılan ceza verilmesine yer olmadığına dair kararların bozulması görüşünde olduğumuzdan Mahkemenin hata hükümleri uygulanarak sanıklar haklarında ceza verilmesine yer olmadığına dair verilen kararların onanmasına yönelik sayın çoğunluğun kararına muhalifiz.