Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/7744 E. 2025/838 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7744
- Karar No
- 2025/838
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER: Mahkumiyet, temyiz isteminin reddi TEMYİZ EDENLER: Katılan mağdur vekili, katılan Bakanlık vekili, suça sürüklenen çocuk müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hüküm ve ek karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Niğde 1.Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden ise aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiş olup kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden verilen istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik kararın da suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine ek karar ile 5271 sayılı Kanun'un 296/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Özetle suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/2 ve 103/4. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı Kanun'un 103/2 ve 103/4. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. C. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle sübuta, katılan mağdurun farklı beyanlarının bulunduğuna, duruşma ifadesindeki iddiasının livata raporuyla doğrulanmadığına, olay yerinde keşif yapılmadığına, tanıkların görgüye dayalı bilgilerinin olmadığına, suça sürüklenen çocuğun içinde bulunduğu yaş grubu dikkate alınarak cinsel gelişimi, eğilimi ve bilgisi konusunda adli tıptan rapor alınması gerekirken eksik incelemeyle hükümler kurulduğuna, hükümlerin lehe bozulması talebine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Ek Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuk müdafiinin ek karara yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir. B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 217/1. maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210/1. maddesinde ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, her ne kadar aynı Kanun'un 236/2. maddesinde "İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir. Maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunluluk arz eden haller saklıdır." ifadesine yer verilmiş ise de; bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesince aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurun adli hakikatın ortaya çıkarılması açısından daha önce alınan ifadelerine ait görüntü kaydı bulunmadığı için izleme imkanı bulunmadığından, mağdurun duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili beyanları alınıp taraflara diyecekleri sorulduktan sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken mağdur duruşmada dinlenmeden yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Ek Karar Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi gereğince Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdur vekili, katılan Bakanlık vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2025 tarihinde karar verildi.