Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/7126 E. 2024/6737 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/7126
Karar No
2024/6737
Karar Tarihi

DURUŞMA TALEPLİ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/186 E., 2015/71 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bakanlık vekilinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca hükmü temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı görülmüştür. Diğer temyiz istekleri yönünden; sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçu ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1, 103/3, 103/6, 43, 109/1, 109/2, 109/3-f, 109/5, 43, 53/1. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin kararıyla mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun değişikliği sonrası 5237 sayılı Kanun'un 103/1, 43/1, 62. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-(a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdurenin Vekilinin Temyiz İsteği Üst sınırdan ceza verilmesine, takdiri indirim maddesinin uygulanmaması gerektiğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmasına ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Müvekkili hakkında mahkûmiyet kararı için yeterli delil olmadığına, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, adli tıp raporuna ilişkin itirazlarının Mahkeme tarafından dikkate alınmadığına, raporun yetersiz olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "2012-20.03.2013 tarihleri arası" yerine "23.03.2013'' şeklinde yazılması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiilin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerekirken açıklanan ilkelere uyulmadan hükümler kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289/1-(g) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. IV. KARAR A. Şikâyetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi gereğince davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce resen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağınından Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Mağdure Vekili İle Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan mağdure vekili ile sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/7126, K. 2024/6737, T. 03.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-7126-e-2024-6737-k-31f1080c06cf