Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/5815 E. 2023/5276 K. – Çocuğun Cinsel
Konu: Çocuğun Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/5815
- Karar No
- 2023/5276
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Cinsel İstismarı
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/33 E., 2014/335 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Nallıhan Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.12.2014 tarihli ve 2014/33 Esas, 2014/335 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.06.2018 tarihli 14-2015/183182 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Temyiz İsteği Cinsel bir amacının olmadığına, suçu işlemediğine ve re'sen tespit edilecek hususulara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece "Sanık hakkında çocuğun basit cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasının yapılan açık yargılamasında, mağdur anlatımları, sanık savunması, tanık beyanı, uzman bilirkişi görüşü ve doktor raporu ile tüm dosya kapsamından olaydan yaklaşık 2 yıl öncesinde arkadaşlıkları bulunduğu anlaşılan sanığın facebookta Tolga ismi ile bir hesap oluşturarak yaklaşık iki ay kadar bu isimle mağdur ile görüştüğü, yazıştığı, olay günü mağdur ile Nallıhan İlçe merkezinde bulunan futbol sahasında buluşmaya karar verdikleri, olay tarihinde saat 13:00 sıralarında mağdurun internet vasıtasıyla tanışmış olduğu kişi ile görüşmek maksadıyla olay yerine gittiği, sanığın olay yerine geldiği, burada mağdurun cep telefonunu aldığı, sonrasında mağduru razısı dışında zorla kendisine doğru çekerek öptüğü ve sıkı bir şekilde sarıldığı, bu olayın, sahanın kenarında bulunan türübünlerin arka tarafında gerçekleştiği, mağdurun sahanın etrafında bulunan yürüyüş yolunda yürüyüş yapmakta olan tanık ...'ın yanına koşarak gelerek "birisi telefonumu çaldı, bana yardımcı olabilirmisiniz?" dediği, sanığın mağdura ait telefonu mağdur ile tanığın önlerine doğru atarak, olay yerinden uzaklaştığı, tanığın polise haber verdiği, mağdurun yardım istemek için tanığın yanına geldiğinde ağladığı, mağdurun doktor raporunda boyun sağ tarafında hassasiyet, sağ kalvikula kemiği etrafında hassasiyet, sağ sternocleidomastoid kasta fleksiyonu ve rotasyon kısıtlılığı saptandığı anlaşılmış, sanığın mağdurla, mağdurun arkadaşı olan eşini sormak maksadıyla buluştuğu ve başka bir eylemde bulunmadığı yönündeki hayatın olağan akışına aykırı savunmasına itibar edilmemiş, olay günü mağduru rızası dışında zorla öpmek ve ona sarılmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği kanaatine varılmıştır. Suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 103/1 maddesi suç için tayin edilecek cezanın üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası olduğunu düzenlemiştir. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı yasa ile değişik 103/1 maddesi ise, suç için, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası, cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması halinde ise üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası düzenlemiştir. Daha sonra yürürlüğe giren yasa hükmünün lehe olmadığı anlaşıldığından sanık hakkında suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yasa hükmü dikkate alınarak hüküm kurulmuştur. Sanığın sabit olan eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 103/1, 103/1-b maddeleri uyarınca, TCK'nın 61. Maddesindeki hususlar göz önüne alınarak alt hadden cezalandırılmasına karar verilmiş, cezasından TCK'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indiririm yapılmış, sonuç hapis cezasının miktarı sebebiyle yasal olarak mümkün bulunmadığından hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Tüm dosya kapsamına göre olay günü sanığın, mağdureyi kendisine doğru çekerek öpüp sarılması şeklindeki fiziksel temas içeren eyleminin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı sarkıntılık düzeyinde kaldığı sonuç ceza miktarının değişmediği nazara alınıp, muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; sanığa isnat edilen suçun sanık tarafından işlendiğinin belirlendiği, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Onama sebebine uygun olarak Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Nallıhan Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.12.2014 tarihli ve 2014/33 Esas, 2014/335 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2023 tarihinde karar verildi.