Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/5008 E. 2023/1233 K. – Çocuğun Cinsel
Konu: Çocuğun Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/5008
- Karar No
- 2023/1233
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Cinsel İstismarı
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Hükmolunan ceza miktarı ile süresinden sonra talep edilmesi nazara alınarak suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2014 tarihli ve 2013/5693 Soruşturma numaralı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuğun hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası ve 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarıca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2015 tarihli ve 2014/299 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.03.2018 tarihli, 14-2015/148279 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdurun ifadelerinin çelişkili olduğuna, mağdur hakkındaki raporun dikkate alınmadığına, mağdur ve annesinin soruşturmadaki ilk beyanlarında organ sokma olayı anlatmadıklarından ifadelerinin çelişkili olduğuna, mağdurun farik mümeyyizlik raporunun yetersiz olduğuna, mağdurun ruh sağlığının bozulmadığına, taleplerinin yerine getirtilmediği ve delillerinin toplanmadığına, şüpheden sanığın yararlanacağına, tanıklarının dinlenmediğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mağdurun suça sürüklenen çocuğu mahalleden tanıdığı, futbol oynarken suça sürüklenen çocuğun arkasına geçip pantolonunu çıkarmadan pipisini kendisine değdirdiği, suça sürüklenen çocuğun evinde playstation oynamaya gittiklerinde mağdurun arkasına geçip üzerini çıkarmadan pipisini poposuna sürttüğü, çok sert biçimde bastırması nedeniyle canının yandığı, mağdurun kaçarak eve gittiği, bu olayın 4-5 defa olduğu, en son mağdurun ifadesinden bir hafta önce (03.01.2013 tarihinde) yaptığı, mağdurun suça sürüklenen çocuğun pipisini hiç görmediği, annesine anlatması üzerine olayın intikal ettiği dosya kapsamından anlaşılmıştır. Her ne kadar mağdur kolluktaki ek beyanında suça sürüklenen çocuğun cinsel organını anal bölgesine soktuğunu beyan etmiş ise de bu hususu ilk beyanında anlatmadığı, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu raporunda fiili livataya maruz kalıp kalmadığı hakkında tıbben kesin kanaat bildirilemeyeceğinin belirtildiği, suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporunun alındığı, suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğunun yine usulüne uygun alınan raporda mağdurun ruh sağlığının bozulduğunun belirlendiği bu nedenle suça sürüklenen çocuk hakkında lehe olan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelere göre 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza tayin edildiği tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Mağdur ve katılan annenin aşamalardaki çelişkili beyanları, soruşturma aşamasında kollukta verdikleri beyanlarda organ sokmadan bahsetmemelerine rağmen bir gün sonra verdikleri beyanlarda cinsel ilişkiden bahsetmeleri, adli muayene raporlarının içeriği, savunma ve tüm dosya kapsamına göre sanığın mağdurla anal yoldan ilişkiye girdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından mahkemece suça sürüklenen çoçuğun eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğunun kabul edilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için, 6545 sayılı Kanun ile getirilen değişiklik sonrası 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca suça sürüklenen çocuk açısından 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 18.02.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. 3. Yukarıda açıklanan nedenle Tebliğnamedeki onama talep eden görüşe iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçede açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2015 tarihli ve 2014/299 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2023 tarihinde karar verildi.