Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/2860 E. 2023/4328 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/2860
Karar No
2023/4328
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/98 E., 2014/209 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.10.2014 tarihli ve 2013/98 Esas ve 2014/209 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 62 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasını (f) bendi ve beşinci fıkrası ile 62 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.09.2017 tarihli ve 2015/844 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Mağdurenin ATK raporuna göre ruh sağlığının bozulduğunu tespiti nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının uygulanmasına, eylemlerin birden fazla olduğuna yönelik olduğu görülmüştür.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığa atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, ilişkilerinin rızaya dayandığına, katılanın yaşını büyük olarak bildiğine yönelik olduğu görülmüştür.

C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Sanık ile mağdure arasındaki nitelikli cinsel ilişkilerin rıza dahilinde olduğuna, cinsel birlikteliğe yönelik cebir, tehdit ve hilenin şartlarının gerçekleşmediğine, sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine, diğer atılı suç yönünden ise eylemlerde mağdurenin rızası bulunduğundan beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu görülmüştür.

III. OLAY VE OLGULAR Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...’in katılan mağdure ...’ün erkek arkadaşı olan ...'in arkadaşları olduğu, suç tarihinde ...'in başka bir suçu nedeniyle gözaltına alındığı, yanında gelen sanık ve suça sürüklenen çocuğa eve gidip ...'ün evde olup olmadığını kontrol etmelerini söylediği, bunun üzerine sanık ve suça sürüklenen çocuğun ... ve ...'ün ikamet ettiği kendilerinin de sıklıkla gidip geldikleri suçun işlendiği eve gittikleri, burada neden kaynaklandığı belirlenemeyen şekilde suça sürüklenen çocuk ... ...'ın mağdureye bıçak çektiği ve "seni öldüreceğiz" dediği, bu eylemi yaptığı sırada sanık ...'in herhangi bir hareketinin bulunmadığı, bir müddet sonra sanık ...'in mağdureyi konuşmak üzere diğer odaya çağırdığı, mağdure odaya girince ... ...'in mağdurenin üzerine yüklenip onu öptüğü, ısırdığı, göğsüne ve vücudunun diğer yerlerine dokunduğu, ardından ağzını eliyle kapatıp elbiselerini çıkartarak kendi cinsel organını mağdurenin cinsel organına tam olarak sokmak suretiyle mağdureye cinsel saldırıda bulunduğu, bu olay sırasında suça sürüklenen çocuk ...'in herhangi bir eyleminin bulunmadığı, eylem tamamlandıktan sonra mağdurenin banyo yapacağından bahisle sanık ve suça sürüklenen çocuğun yanından ayrılıp kolluk kuvvetlerine haber verdiği, kolluk kuvvetlerinin eve geldiğinde sanık ve suça sürüklenen çocuğu yakaladığı ve kanepenin üzerinde bir adet bıçağı bulduğu şeklinde olay kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE Sanık hakkında rıza dahilinde kabul edilen ilk ve son eylemleri yönünden kamu davasıyla ilgili karar verilmediği anlaşılmakla, dava zamanaşımı süresi içinde mahkemece bu hususta hüküm kurulması mümkün görülmüştür. Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezaların nevi ve miktarları itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan mağdure vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.10.2014 tarihli ve 2013/98 Esas ve 2014/209 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan mağdure vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılan mağdure vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, Sayın Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.06.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

On sekiz yaşı içinde bulunan katılan mağdurenin anlatımları, sanığın savunmaları ve olayın kabul ediş biçimi ile dava dosyası kapsamına göre, sanığın suç tarihleri itibarı ile reşit olmayan katılan mağdure ile tanışıp bir süre arkadaşlık yaptıkları, değişik tarihlerde ve değişik yerlerde birden fazla buluşup cinsel ilişkide bulundukları, katılanın bu ilişkiden hamile kaldığını öğrenmesi üzerine sanıktan şikayetçi olduğu, sanık tarafından mağdureye gönderildiği kabul edilen mesaj içeriklerinin cinsel birlikteliğe zorlamaya ilişkin olduğuna yönelik mağdurenin soyut beyanı dışında delil bulunmadığı, sanığın ise mesajları kendisinden ayrılan mağdure ile arkadaşılıklarının devam etmesi için gönderdiği şeklinde kabul etmesi karşısında sanığın eylemlerinin bir bütün halinde 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 43 üncü maddesinin birinci fıkralarına uygun reşit olmayan mağdure ile müteselsilen birden fazla cinsel ilişkide bulunmak suçunu oluşturduğu düşüncesiyle Sayın Çoğunluğun görüşüne iştirak etmemekteyim.

Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/2860, K. 2023/4328, T. 15.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-2860-e-2023-4328-k-1acde35be4d8