Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/5949 E. 2023/4335 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/5949
- Karar No
- 2023/4335
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/211 E., 2015/142 K. SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.03.2015 tarihli ve 2011/211 Esas, 2015/142 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında: a. Reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, b. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, ayrı ayrı beraatlerine, Karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.06.2018 tarihli ve 14-2015/178479 sayılı, reşit olmayanla cinsel ilişki suçu yönünden onama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemleri Özetle Reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan verilen mahkumiyet kararlarını temyiz etme iradelerinden ibarettir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Özetle Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararının usule, kanuna ve dosya kapsamına aykırı olduğuna, atılı suçun yasal unsurları oluşmasına rağmen sanıklar hakkında beraat kararı verildiğine ve verilen beraat kararlarının bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. Kayden 10.06.1993 doğumlu olan katılanın olay tarihi olan 2010 yılı içerisinde on yedi yaşında olduğu, katılan mağdurenin aşamalarda alınan ifadelerinde; olaydan önce anne ve babasının ayrıldığı, 2009 yılında babasının yanına gittiğini, aynı tarihte soruşturması ayrı yürütülen ... *** isimli şahısın yanına Mersin'e kaçtığını, rızası olmadan onunla ilk kez cinsel ilişkiye girmek zorunda kaldığı, daha sonra onun yanından kaçtığı, Adana'da gazete ilanında Mavi *** isimli masaj salonunda iş ilanı gördüğü ve buraya giderek işyeri sahibi sanık ... ile görüşerek çalışmaya başladığı, çalıştığı dördüncü günün gece saatlerinde sanık ...'un kendi odasına geldiğini ve kendisini halının üzerine yatırıp zorla ilişkiye girdiğini, üç gün daha işyerinde çalışıp oradan ayrılarak Malatya'ya gitmek için Adana otogarına geldiğini, burada sanık ...'nın mağdurenin yanına gelerek kendisine nereye gittiğini ve aç olup olmadığını sorduğunu, kendisini yazıhanenin üst katındaki odaya götürdüğünü, yemek verdikten sonra odanın kapısını kilitleyip zorla ilişkiye girdiğini, tekrar otogara dönüp çimlerin üzerinde uyuyakaldığını ve sanık ...'in çimlerin üzerinde zorla kendisiyle ilişkiye girdiğini, sanık ...'in gittikten sonra arkadaşı sanık ... ile beraber yanına döndüklerini ve sanık ...'in oradan ayrıldığı, bu kez Gökhan'ın arabasını göstererek yatabileceğini söylediğini, arabaya binerek içinde uyuya kaldığını, bu sırada sanık ...'ın yanına gelerek kendisiyle zorla ilişkiye girdiği beyanlarında bulunduğu, polislerin mağdureyi otogarda fark etmesi üzerine açığa çıkan olayda, sanıklar Ömer ve Gökhan'ın mağdurenin anlatımı doğrultusunda ifade verdikleri ancak mağdurenin rızası dahilinde ilişkiye girdiklerini savundukları, sanıklar Coşkun ve Sırrı'nın ise mağdurenin anlattığı şekilde mağdureyle tanıştıklarını ancak kesinlikle ilişkiye girmediklerini ifade ettikleri, mağdurenin emniyet müdürlüğünde yapılan canlı teşhiste sanıkları tek tek teşhis ettiği, alınan adlî tıp kurumu raporlarına göre mağdurenin bakire olmadığı, akut veya kronik fiili livata bulgularının olmadığı ayrıca mağdurenin ruh sağlığındaki mevcut bozulmanın cinsel eylemi gerçekleştiren sanıkların eylemlerinin birlikte etkisine bağlı geliştiğinin tespit edildiği hususları gözetilerek, sanık ...'un mağdureyle cinsel ilişkiye girmesinden sonra mağdurenin iş yerinde çalışmaya devam etmesi, ayrıca diğer sanıklarla otogarda açık alanda ilişkiye girmesinden sonra polislerin hemen yakınında olması ve şikâyet etme şansı bulunmasına rağmen herhangi bir şikâyette bulunmaması ve olayın polislerin kendisini fark etmesi üzerine açığa çıkması, ayrıca otogarda bağırıp kendisini o durumdan kurtarabilme şansı bulunması ancak olayların zorla meydana geldiğini kanıtlayacak herhangi bir eylemde bulunmaması gerekçesiyle mağdurenin sanıklarla cebir, tehdit ve hile olmaksızın ilişkiye girdiği kabul edilerek reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan sanıkların mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda kişinin hareket kabiliyetini sınırlama varsa bu suçun oluşacağı, Yargıtay dairesinin suçun işlenmesinde önce veya sonra herhangi bir şekilde hürriyetin kısıtlanmadığı sadece cinsel saldırı veya istismar boyunca sınırlandığı hallerde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşmayacağı görüşünde olduğu, mağdurenin de anlatımında sanıkların olay öncesinde veya sonrasında kendisinin hürriyetini kısıtladığına dair beyanı bulunmadığı, dosya kapsamına göre suç öncesi veya sonrasında mağdurenin hürriyetinin kısıtlandığına ve hareket kabiliyetinin daratıldığına dair bir delil olmadığı gerekçeleriyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurları oluşmadığının kabulüyle sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE A. Sanıklar Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden 1. Oluşa uygun kabule göre sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 19.03.2015 tarihli mahkûmiyet kararları olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiş, Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Tüm dosya kapsamına göre sanıkların, kanuni temsilcinin bilgisi veya rızası dışında evi terk eden on yedi yaşındaki mağdureyi cebir, tehdit veya hile olmaksızın yanlarında tutarak çocuğun ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeme şeklindeki eylemlerinin, mevcut haliyle 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturacağı, anılan suçun aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca zamanaşımı süresine tabi olduğu da nazara alınıp, hüküm kurulması gerektiği anlaşılmıştır. Suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR A. Sanıklar Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2011/211 Esas, 2015/142 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümlerine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2011/211 Esas, 2015/142 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2023 tarihinde karar verildi.