Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/27394 E. 2023/1039 K. – Çocuğun Cinsel

Konu: Çocuğun Cinsel İstismarı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/27394
Karar No
2023/1039
Karar Tarihi
Konu
Çocuğun Cinsel İstismarı

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2018 tarihli ve 2017/453 Esas, 2018/452 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 25.02.2019 tarihli ve 2019/156 Esas, 2019/432 Karar sayılı asıl kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılanlar vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine, 24.05.2019 tarihli ek karar ile asıl karar kaldırılıp istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 17.02.2021 tarihli ve 2020/670 Esas, 2021/1248 Karar sayılı kararı ile, Bölge Adliye Mahkemesince verilen 25.02.2019 gün ve 2019/156 Esas, 2019/432 sayılı Kararla bu dosyayla ilgisi bulunmayan başka bir dosyanın taraf bilgileri yazılıp istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmek suretiyle el çekilmesinden sonra herhangi bir sebeple dosyanın tekrar ele alınıp, mevcut hükmü ortadan kaldıracak biçimde yeni karar verilemeyeceği nazara alınmadan yazılı şekilde hata yapıldığı gerekçesiyle hükmün ortadan kaldırılarak vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair verilen 24.05.2019 tarihli ek kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğu gözetilerek asıl hükme yönelik yapılan inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen 25.02.2019 gün ve 2019/156 Esas, 2019/432 Karar sayılı ilamla dosyayla ilgisi bulunmayan taraflar yönünden yazılı şekilde istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi suretiyle hükmün karıştırılması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 09.06.2021 tarihli ve 2021/991 Esas, 2021/1499 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılanlar vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Mağdurun beyanları ile tanık ...'ın beyanlarının çeliştiğine, sanığa iftira atıldığına, sanığın cinsel kabiliyetinin kısıtlı olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin nitelikte delil olmadığına, keşif talebinin gerekçesiz reddedildiğine, mağdurun anlatımı ile mahkemenin kabulünün aynı olmadığına ilişkindir. 2. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Her katılan yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. 3. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Sanık hakkında üst sınırdan ve takdiri indirim uygulanmaksızın ceza verilmesi, Bakanlık lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay günü olan 18.08.2017 tarihinde 26.06.2004 doğumlu mağdurun arkadaşları ile ... mahallesinde oynadıkları sırada aynı mahallede ikamet eden sanığın geldiği, inşaat işlerinde yardımcı olması bahanesiyle ...'ı yanına çağırdığı, mağdurun gelmeyeceğini söylediği, bunun üzerine sanığın mağdurun kolundan tutarak ikametine götürdüğü, ikametin arkasında bulunan deponun içerisine zorla soktuğu, daha sonra mağdura "Donunu indir." diyerek niyetini açıkladığı, mağdurun karşı çıkarak direndiği, sanğın mağdurun pantolonunu ve donunu indirdiği, daha sonra kendi pantolonunu ve iç çamaşırını çıkartarak mağdurun avucuna sıvı sabun sürdüğü, daha sonra sanığın "Pipime sabun sür." dediği, mağdurun direndiği, sanığın mağdurun elinden tutarak cinsel organının etrafında gezdirdiği, daha sonra sanığın cinsel organını mağdurun cinsel organına beş kere değdirdiği, daha sonra üstünü giyinerek kapıyı kilitleyerek dışarı çıktığı, tekrar depoya gelerek aynı eylemleri ikinci kez gerçekleştirdiği, bu sırada mağdur ...'ın akrabası tanık ....'nın geldiği, mağduru sanıktan sorduğu, sanığın "Burada yok." diyerek geri gönderdiği, daha sonra ...'ın katılanın kardeşi....'ya mağdurun ayakkabılarını sorduğu, tekrar sanığın evine gittiği, ayakkabıları görmesi üzerine sanığa mağduru getir dediği, daha sonra mağdurun olayı ...'a anlatarak şikayetçi olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Sanığın ...'ı yanına kendisine yardımcı olması için çağırdığını, metreyi tuttuktan sonra mağdurun yanından ayrıldığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, mağdurun amcaoğlu olan ....'nın iki-üç yıl önce öğretmeninin yanında küfürlü konuştuğundan dolayı uyardığını, bu nedenle üzerine iftira attıklarını beyan ettiği cinsel iktidarsızlığı olduğu üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği şeklinde savunmasına bu yaştaki bir çocuğun bu olayı kurgulama durumunun mümkün olmaması, yargılama safahati boyunca olayın kurgu olduğuna dair delil ve emare bulunmadığı, mağdurun iftira atması ve atfı cürümde bulunması için herhangi bir sebep bulunmaması ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre kendisine yönelen eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişmemiş olduğu, ruhen ve bedenen kendini savunamayacak durumda olan psikolojik danışmanın görüşüne göre yaşı ve zihnî durumu ile görünümü uyumlu, beyanları tutarlı yaşadığı olayın etkisinde ve travma halinde olan on iki - on beş yaş gurubundaki mağdurun itibar edilebilir beyanları, bilirkişi raporları, görgü tanıklarının istikrarlı anlatımları ve mağdurun olay tarihinde 15 yaşından küçük olması göz önüne alınıp hep birlikte degerlendirildiğinde sanığın suç ve cezadan kurtulmaya dönük savunmalarına, sanık ve müdafiince sanığın iktidarsız olup üzerine atılı eylemi gerçekleştiremeyeceği savunması yapılmış ise de, sanığa isnat edilen mahkememizce de değerlendirmesi yapılan eylemlerin sanığın iktidarsız olması halinde de gerçekleştirilebileceği eylemlerden olduğundan savunmaya bu şekli ile itibar edilmeyerek hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebeplerine Yönelik Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurun eylemin gerçekleşme şekline yönelik aşamalardaki istikrarlı beyanları, savunma, tanıklar ..., ..., ... ve ...'ın beyanları, kamera görüntüleri, husumet iddiasının somut olarak ispatlanamaması, sanığın cinsel kabiliyetine yönelik iddiaların cinsel eylemin niteliği itibariyle önem arz etmemesi ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebeplerine Yönelik Katılanların kendilerini tek bir vekaletnameye dayalı olarak aynı vekille temsil ettirdikleri anlaşılmakla, sanık aleyhine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebeplerine Yönelik 1. Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak "10 yıl" hapis cezası olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği ve "Sanığın duruşmadaki olumlu tutum ve davranışları mahkememizce lehine takdiri indirim nedeni kabul edildiğinden" şeklindeki yerinde, yeterli ve kanuni gerekçeye istinaden sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 09.06.2021 tarihli ve 2021/991 Esas, 2021/1499 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii, katılanlar vekili ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/27394, K. 2023/1039, T. 01.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-27394-e-2023-1039-k-44f4db161482