Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/26385 E. 2025/4290 K. – Cinsel Saldırı

Konu: Cinsel Saldırı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/26385
Karar No
2025/4290
Karar Tarihi
Konu
Cinsel Saldırı

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/94 E., 2018/1414 K. SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Mut Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Temyiz İstemi Özetle, katılan mağdure ile arasında husumet bulunduğuna, atılı suçu işlemediğine ve tanık beyanlarının kendi lehine olduğuna, iddiaların adli raporla desteklenmediğine, suç kabul edilse dahi sarkıntılık boyutunda kaldığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında Bakanlığın davadan haberdar edilmeyip, gerekçeli karar tebliğinin ardından sunulan istinaf dilekçesine istinaden Bölge Adliye Mahkemesince gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle hükmü istinaf hakkı bulunmayan Bakanlığın davaya katılmasına karar verilip, bu başvuru da nazara alınarak 06.07.2017 tarihli İlk Derece Mahkemesinin kararının incelenmesinde sanığın 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesinde yer alan sonuç ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı gözetilmeksizin sanık aleyhine uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/26385, K. 2025/4290, T. 20.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-26385-e-2025-4290-k-983ae21b7b89