Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/25571 E. 2025/7104 K. – Çocuğun Cinsel
Konu: Çocuğun Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/25571
- Karar No
- 2025/7104
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Cinsel İstismarı
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2018/1381 E., 2018/1194 K. SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, dosyada mağdurun soyut beyanı dışında delil bulunmadığına, atılı suçun sarkıntılık boyutunda veya teşebbüs aşamasında kalma ihtimalinin değerlendirilmediğine, beraat kararı verilmesi gerekirken cezalandırılma yoluna gidilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1.maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Sayın Üye ...'un karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.09.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararda, sayın çoğunluk ile ihtilafa düştüğümüz husus, sanığın eyleminin sübut bulup bulmadığı noktasındadır. Sanığa isnad olunan mağdura yönelik eylemlerin gerçekleştiği yer zaman kapsamında bir netliğin bulunmadığı ve esasa yönelik tanık bulunmaması, mağdurun sanığın iddia olunan eylemlerini olayın gerçekleştiği tarihe yakın zaman içerisinde anlatmaması, şikayetin intikal şekli de değerlendirildiğinde sanığa isnad olunan suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak hakkında mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı anlaşılmakla sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan onama kararı verilmesi gerektiği şeklindeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.