Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/24060 E. 2025/5106 K. – Çocuğun Cinsel
Konu: Çocuğun Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/24060
- Karar No
- 2025/5106
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Cinsel İstismarı
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2379 E., 2018/608 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle katılan mağdurenin annesinin katılan mağdureyi sürekli babası olan sanıktan kaçırması nedeniyle katılan mağdurenin sanıkla görüşemediğine, bu nedenle kendisinin de kabul ettiği üzere sanığa karşı kin biriktirdiğine, sanığın iddiaya konu olayı inkar edecek olsa kızı olan katılan mağdure ile uyuduğunu kabul etmeyeceğine, sanığın on yıldır katılan mağdureyi göremediğine, ilk kez bu kadar yakın olduğu bir anda öz kızı olan katılan mağdureye sarılıp onu öpmesi kadar olağan bir durum olamayacağına, istismar yorumunun kötü niyetli bir yorum olduğuna, evde katılan mağdure ile sanığın dışında sanığın eşi olan........ de bulunduğuna, yine evde sanığın oğlunun da olduğuna, odanın kapısının da açık olduğu dikkate alındığında sanığın böyle bir eylemi ika etmiş olma ihtimali bulunmadığı gibi en azından mağdurenin tepkisel bir refleks göstermesi gerekeceğine, katılan mağdurenin olaydan sonra sanık ile görüşmeye devam ettiğine, kimseye olayı anlatmadığına, sanığın sonraki evliliğinden olan kızına babalık yapmasını katılan mağdurenin kıskandığına, sanığın baldızının oğlu ile katılan mağdure arasındaki gönül ilişkisine karşı çıktığına, iddianın iftiradan ibaret olduğuna, katılan mağdurenin intihar eğiliminde olan bir psikolojiye sahip olması nedeniyle babasına karşı iftira atarak iddiasını kuvvetlendirmeye çalıştığına, katılan mağdurenin olay gecesi erkek arkadaşı olan ......'e haber verdiğini ilk defa duruşmada alınan ifadesi sırasında dile getirdiğine, katılan mağdure iddiasını doğrulaması gereken Fatih isimli kişinin tanık olarak dinlenmediğine, savunma tanıklarının da gerekçede hiç tartışılmadığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Katılan mağdurenin aşamalardaki ifadeleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın, olay günü katılan mağdurenin kıyafeti üzerinden vücuduna dokunup boynundan öptükten sonra kendiliğinden odadan çıkması şeklindeki eyleminin ani, kesintili ve belirli bir yoğunluğa erişmediği gözetilerek sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu nazara alınıp 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 3 ve 61. maddeleri uyarınca eylemin ağırlığıyla orantılı bir şekilde temel cezanın belirlenmesi suretiyle hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2025 tarihinde karar verildi.