Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/23421 E. 2025/3602 K. – Çocuğun Nitelikl

Konu: Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/23421
Karar No
2025/3602
Karar Tarihi
Konu
Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1929 E., 2020/1981 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi. Suça sürüklenen çocuklar ..., .. ve .. müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarını suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocukların atılı suçtan mahkumiyetlerine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, suça sürüklenen çocuklar hakkında takdiri indirim hükmünün uygulanmaması ve Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, cinsel istismar suçunun taraflardan en az birinin reşit olması halinde meydana gelen bir suç olduğuna, fail ve mağdur sıfatının birleşemeyeceğine, mağdurenin beyanlarına göre suç tarihinin 2017 yılı olduğuna, bu dönemde suça sürüklenen çocuğun henüz on beş yaşını doldurmadığına, suç tarihi bakımından çelişkinin giderilmediğine, mağdurenin suça sürüklenen çocuklardan daha fazla bilgi sahibi olduğuna, çocuk izlem merkezi adli görüşme raporunda ergenlik ile beraber gelen sorunların açık bir şekilde değerlendirildiğine, bu durumun ergen olan suça sürüklenen çocuklar açısından da geçerli olduğuna, mağdurenin rızası olduğundan bu eylemin suç olmadığı algısının olduğuna, suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 31/2. maddesi gereği ceza sorumluluğunun bulunmadığına, mağdurenin eylemleri ile suça sürüklenen çocukları fail konumuna ittiğine, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 26/2.maddesinin tatbikinin gerektiğine, eylemin dürtüsel oluşu ve mağdure tarafından suça sürüklenen çocuğun davet edilmesi ile fotoğraf ve videolarının gönderilmesi nedeniyle haksız tahrik olgularının oluştuğu gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 29/1. maddesinin tatbik edilebileceğine, mağdurenin kendisini on altı yaşında tanıttığına, suçun unsurları bakımından kaçınılmaz hataya düşüldüğünden 5237 sayılı Kanun'un 30/4. maddesinin uygulanabileceğine, kemik yaşı inceleme vb. araştırmaların yapılmadığına, mağdure ve ailesinin beyanlarının çelişkili olduğuna ilişkindir. C. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde on beş yaşını doldurmadığına, ilişki teklifini kabul eden mağdurenin mağdur olduğunu savunmanın tezat olduğuna, mağdureyi tanımayan suça sürüklenen çocuğun arkadaşının telkini ile evini açtığına, mağdure ile ilişkiye girmediğine, iddianın ispata muhtaç olduğuna ilişkindir. D. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, esasında suça sürüklenen çocuğun cinsel suç mağduru olduğuna, mağdurenin suça sürüklenen çocuklara gerçek yaşını söylemediğine, suça sürüklenen çocuğun da mağdurenin yaşını bilmediğine, mağdurenin dış görünüş itibarıyla on altı-on yedi yaşında olduğuna, dosyaya yansıyan delillere göre mağdurenin cinsel ilişki fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişmediğinden söz edilmesinin mümkün olmadığına, suça sürüklenen çocuğun mağdurenin yaşı konusunda hataya düşmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 30.maddesi uygulanarak beraat kararı verilebileceğine ilişkindir. E. Suça Sürüklenen Çocuklar .., ... ve .. .. Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, suça sürüklenen çocuk ... bakımından farik ve mümeyyizlik raporunun suç tarihinden 2 yıl sonra alındığına, ayrıca raporda suç tarihinin hatalı bir şekilde 2018 yılı başı şeklinde gösterildiğine, iki yıl sonraki veriler ile bir yıl önceki durum tahlili yapılarak alınan farik ve mümeyyizlik raporunun usule aykırı olduğuna, yeniden rapor alınması talebinin reddedildiğine, mağdurenin on üç-on dört yaş ötesinde fiziksel gelişime sahip olduğunun açık olduğuna, mağdurenin erkek arkadaş olarak yaklaştığı suça sürüklenen çocuklara büyük olduğu izlenimi verdiğine, 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesinin uygulama koşullarının oluştuğuna, mağdurenin fiziksel görünümünün on beş yaşından büyük olup olmadığına ve kemik yaşının tespitine ilişkin rapor alınmadığına, suça sürüklenen çocuk ... yönünden her iki tarafın fail ve mağdur olabileceğinin düşünülebileceğine, mağdurenin ....'a karşı tutkulu bir sevgi içerisinde olduğuna, onu takıntı haline getirdiğine, ilk haksız hareketi yapanın fail, karşı yanın ise mağdur kabul edilmesi, aksi takdirde her iki yan için de mağdur sıfatı öne çıkartılarak cezai yaptırım uygulanmayağına, bu durumun bütün suça sürüklenen çocuklar açısından geçerli olduğuna, mağdurenin birden fazla kişiyle ilişkiye girdiğine, hangi ilişkinin organ sokma unsurunu ihtiva ettiğinin belirlenemeyeceğine, anal yoldan organ sokma bulgusu da olmadığına, organ sokma nitelikli halinin kabulünün mümkün olmadığına, suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin tatbikinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Suça sürüklenen çocukların savunmaları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; mağdurenin resmî kurumda doğup doğmadığı araştırılıp, doğmadığının anlaşılması halinde yaş tespitine esas olacak kemik grafilerinin çektirilmesinin ardından içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınıp, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş alınarak suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanması ve on beş yaşını bitirmediğinin tespiti halinde veya resmi kurumda doğduğunun belirlenmesi durumunda olayda 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra suça sürüklenen çocukların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken mağdurenin suç tarihlerindeki gerçek yaşı belirlenmeden sadece hata hükümlerinin uygulama koşulları bakımından değerlendirme yapılması suretiyle eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması, 2. On iki - on beş yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuk ... hakkında alınan farik ve mümeyyizlik raporunda suç tarihi olarak 2018 yılı başları esas alınarak kanaat belirtilmesine rağmen İlk Derece Mahkemesince kabul edilen suç tarihinin 2017 yılı olduğu anlaşılmakla, oluşan çelişkinin giderilmesi amacıyla yeni bir rapor alındıktan sonra adı geçen suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken içeriği itibarıyla yetersiz olan rapora göre değerlendirme yapılarak karar verilmesi karşısında, söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekili ve suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/23421, K. 2025/3602, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-23421-e-2025-3602-k-0a3ee648adaf