Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/23007 E. 2025/4699 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/23007
- Karar No
- 2025/4699
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1219 E., 2017/1647 K. SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, cinsel taciz HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Ankara 35. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı ve cinsel taciz suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, şikayet tarihinin geç olduğuna, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın suçu işlemediğinin tanık beyanlarıyla sabit olduğuna, iddianamenin çocuğun cinsel istismarı suçundan açıldığına, Mahkemenin ayrıca cinsel taciz suçundan da ceza vermesinin hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 217/1. maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210/1. maddesinde ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, her ne kadar aynı Kanun'un 236/2. maddesinde "İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir. Maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunluluk arz eden haller saklıdır." ifadesine yer verilmiş ise de; bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesince mağdurenin ve İlk Derece Mahkemesince dinlenen tanıkların adli hakikatın ortaya çıkarılması açısından duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenip, bunun mümkün olmaması halinde mağdurenin soruşturma veya kovuşturma evresinde verdiği görüntülü ifade CD’nın duruşmada taraflarla birlikte izlenip diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. B. Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinin "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklinde olduğu ve Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 12.01.2016 günlü iddianamede çocuğun cinsel istismarı suçuna ilişkin kamu davası açıldığı, sanık hakkında cinsel taciz suçundan dolayı usulüne uygun şekilde açılmış kamu davası bulunmadığı gözetilmeden, anılan suçtan mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 35. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2025 tarihinde karar verildi.