Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/22545 E. 2025/5357 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/22545
Karar No
2025/5357
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/17 E., 2018/14 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, diğer şüpheli hakkında yürütülen soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğine, mağdurenin beyanına itibar edilemeyeceğine, raporların kesin delil niteliğinde olamayacağına, sanığın mağdurenin yaşı konusunda hataya düştüğüne ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. C. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarına Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; kabule göre olayın gerçekleştiği mekan ve zaman hususları birlikte gözetildiğinde sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna yönelik hareketlerini sonuna kadar götürebilme imkânı bulunduğu halde mağdurenin aşılabilir mukavemeti dışında ciddi bir neden olmaksızın mağdurenin vücuduna organ veya sair cisim sokmadığı olayda, 5237 sayılı Kanun'un 36/1. maddesinde yer alan gönüllü vazgeçme hükümleri de nazara alındığında sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüsten ceza verilemeyeceği ancak o ana kadar gerçekleşen eylemlerin aynı Kanun'un 103/1. maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek bu suçtan mahkumiyeti yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle; şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi gereğince REDDİNE, B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, C. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarına Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/22545, K. 2025/5357, T. 17.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-22545-e-2025-5357-k-a5ab6694de31