Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/21551 E. 2025/2566 K. – Çocuğun Cinsel
Konu: Çocuğun Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/21551
- Karar No
- 2025/2566
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Cinsel İstismarı
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/723 E., 2017/722 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürülenen çocuk ile mağdurenin gittikleri inşaatta cinsel birleşme boyutuna varmayacak şekilde cinsel duyguları tatmine yönelik olarak seviştikleri şeklinde kabul edilen olayda, çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a ve 303/1-f maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle sübuta, mağdurenin yaşına ilişkin hataya düşüldüğüne ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle sübuta, suça sürüklenen çocuk hakkında eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Suça sürüklenen çocuğun aşamalarda mağdurenin on beş yaşında olduğunu bildiğine ilişkin savunması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, mağdurenin resmi kurumda doğup doğmadığı araştırılıp, doğmadığının anlaşılması halinde yaş tespitine esas olacak kemik grafilerinin çektirilmesinin ardından içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınıp, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş alınarak suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanması ve on beş yaşını bitirmediğinin tespiti halinde veya resmi kurumda doğduğunun belirlenmesi durumunda dosya arasında yer alan mağdure beyanlarını içeren CD kayıtları da duruşmada incelenerek gözlem yapılmak suretiyle ve mağdurenin bu hususta beyanı da alınarak, olayda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2025 tarihinde karar verildi.