Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/20910 E. 2025/1641 K. – Çocuğun Cinsel
Konu: Çocuğun Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/20910
- Karar No
- 2025/1641
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Cinsel İstismarı
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/432 E., 2017/1128 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Mağdur ile Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, mağdurun iftira atması için sebep bulunmadığına, taraflar arasında husumet bulunmadığına, mağdur beyanlarının istikrarlı olduğuna, atılı suçun işlendiğine, sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE Katılan mağdurun aşamalardaki istikrarlı ve ayrıntı içeren samimi ifadeleri, katılan beyanları, taraflar arasında önceye dayalı bir husumetin bulunmaması, savunma ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın uzaktan akrabası olan katılan mağduru, evlerine misafir olarak geldiğinde birden fazla kez giysilerini çıkararak cinsel organını katılan mağdurun poposuna sürtmek şeklindeki eylemleri ile istismar ettiğinin anlaşıldığı bu nedenle sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdur ile katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, üye ...'un karşı oyu ile oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sanık ... ve ailesinin katılanlar ... ve oğlu katılan mağdur ... ile akrabalık ilişkisi bulunduğu, Mağdur katılan adli görüşmeci odasında alınan beyanında annesiyle beraber sanığın ailesiyle yaşadığı eve gittiklerinde sanığın kendisini odasına götürerek poposuna cinsel organını soktuğu, canının yandığı, yaşadıklarını anne ve babasına anlatmaması hususunda tehdit ettiğini, sanığın pipisini popoma sokarken... da oradaydı o gördü diye beyanda bulunduğu, Sanığın ismini annesinin facebook adresinden gösterdiği, resminden tanıdığı, Sanığın evine annemle gittiğimde her defasında cinsel organını popoma sokuyordu diye beyanda bulunduğu, Sanığın alınan savunmasında kendisine isnat olunan iddiaları kabul etmediği, yine kendisi aleyhine aynı iddia ile aleyhine açılan başka bir kamu davasında sanık sıfatıyla yargılandığı, bu davanın karşı tarafı da katılanların yakını oldukları, bu davayı güçlendirmek amacıyla böyle bir iddia ile karşılaştığını beyan ettiği, tanık olarak dinlenen ...'ın ailesi ile yaklaşık iki yıldan fazla bir süredir görüşmediği, annesi ve kardeşlerinin birlikte yaşadıkları eve gitmediği, mağdurun beyanında belirttiği sanık ile mağdur arasında gerçekleştiği iddia olunan cinsel istismar eylemine dair gerek görgüye gerekse duyuma dayalı bilgisinin olmadığı, Mağdura yönelik cinsel istismar eyleminin gerçekleştiği tarih ile intikal süreci ve şekli, mağdurun aşamalardaki değişen ve birbiriyle çelişen beyanları, Mağdurun alınan raporunda cinsel istismara yönelik herhangi bir bulguya rastlanılmaması, Sanığın mağdura yönelik iddiaları gerçekleştirdiğine dair görgüye ve bilgiye dayalı tanıkların bulunmadığı hususu ve tüm dosya kapsamında ele alındığında, Mağdurun beyanının sanık savunmalarından üstün tutarak değerlendirilmesi için herhangi hukuki delil, bilgi ve belge bulunmadığı, Sanığın mahkumiyetini gerektirecek şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil elde edilemediği, mağdurun beyanının soyut beyandan ibaret olduğu, Masumiyet karinesi ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi göz ardı edilerek sayın çoğunluk tarafından verilen bozma görüşüne katılmıyorum. Sanığın CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine dair kararın onanması gerekir.