Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/18930 E. 2025/4323 K. – Çocuğun Nitelikl

Konu: Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/18930
Karar No
2025/4323
Karar Tarihi
Konu
Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2415 E., 2019/1493 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın, atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın, atılı suçtan beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, eksik inceleme ile hüküm verildiğine, delillerin tespitinde ve takdirinde hataya düşüldüğüne ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, eksik vekalet ücreti hükmedildiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi gereğince davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin, Mahkemece gerçekleştirilen yargılama sırasında usulüne uygun şekilde yapılan duruşma günü tebliğine rağmen hükümden önce davaya katılmadığı, bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. B. Katılanlar Vekili İle Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden 1. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonucuna uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre hükümde aşağıdaki husus dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Hüküm kurulurken İlk Derece Mahkemesindeki kovuşturma sürecine ilişkin olarak sanık kendisini vekaletnameli müdafii ile temsil ettirdiğinden sanık yararına hazine aleyhine İlk Derece Mahkemesindeki hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu 3.960,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesi Dairemizce düzeltilmesi mümkün hukuka aykırılık olarak görülmüştür. IV. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılanlar Vekili ile Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeyip aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 18.12.2019 tarihli ve 2017/2415 Esas, 2019/1493 Karar sayılı hükmünde yer alan "Sanık kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.400,00 TL'nin hazineden alınarak sanığa verilmesine," ilişkin bölümden sonra '' Sanığın kendisini vekaletnameli müdafii ile temsil ettirdiği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesindeki kovuşturma sürecine ilişkin olarak sanık yararına hazine aleyhine İlk Derece Mahkemesindeki hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 3.960,00-TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine,'' ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye aykırı olarak, üye ... ve üye ...'ın karşı oyları ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dairemiz Sayın Heyetinin çoğunluk görüşü ile aramızdaki görüş ayrılığı suçun sübutuna yöneliktir. Sanığın aynı adreste oturan kapıcının oğlu olan mağduru oyun oynamak için evlerine çağırdığı, yatak odasında mağdurun pijamasını ve iç çamaşırını çekip livata suretiyle cinsel organını mağdurun poposuna sokarak cinsel istismarda bulunduğu iddiası üzerine ilk derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince kararın kaldırılarak sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmakla; .. Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalının 25/08/2016 tarihli raporunda, mağdurun muayenesinde travma sonrası stres bozukluğu tanısının konulması, mağdurun maruz kaldığı iddia edilen cinsel istismar olayıyla ilgili olarak ruh sağlığının bozulmuş olduğunun belirtilmesi, Olay tarihinde 6-7 yaşlarında olan mağdurun ya da ailesinin sanıkla veya ailesi ile önceye dayalı sanığa iftira atmasını gerektiren aralarında husumet olmaması, mağdurun her aşamada istikrarlı, birbiriyle çelişmeyen beyanlarda bulunması, bu yaşlardaki bir çocuğun kurgusal olarak bu mahiyette iddialarda bulunamayacak olması, katılan ...’ın yargılamanın aşamalarındaki tutarlı beyanlarında, mağdurun kendisine olayı 15/10/2015 tarihinde anlattığını ancak bir süre mağdurun zarar göreceğini düşünerek şikayette bulunmadıklarını, bu tarihten önce çocuğunda psikolojik olarak olumsuz yönde değişiklikler olduğunu, korktuğunu, yalnız kalamadığını, ağladığını, olayı sanığın babasına anlattıklarında sanığın babasının oğlunun olayı gerçekleştirdiğini kabul ettiğini söylediğini ifade etmesi, müşteki ..’ın da eşi ... ile benzer mahiyette beyanlarda bulunması, sanığın seçim için Adana’ya geldiğinde sanığın babası ile konuştuklarını, daha sonra sanığın hemen evden ayrıldığını bir daha eve gelmediğine ilişkin beyanlarının sanık ve ailesince doğrulanması, sanığın katılanların, ailesinden ev ve para istediklerine ilişkin savunmasını ispatlayamadığı, ispatlansa bile suçun sübutuna bu durumun etkisinin olmayacağı, sanık savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, mağdurun tutarlı ve ayrıntılı beyanına itibar edilerek sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılması gerektiği kanaatine varıldığından Dairemizin çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/18930, K. 2025/4323, T. 20.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-18930-e-2025-4323-k-24176c854ebb