Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3979 E. 2025/2850 K. – Kişiyi Hürriyetin
Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3979
- Karar No
- 2025/2850
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1147 E., 2023/1396 K. S. SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Balıkesir Çocuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 05.03.2019 tarihli 2018/66 Esas, ve 2019/116 Karar sayılı karar ile suça sürüklenen çocuk, üzerine atılı kisiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-c maddesi gereğince geregince beraat etmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin 05.07.2023 tarihli 2023/1147 Esas ve 2023/1396 Karar sayılı kararı ile aynı daire tarafından verilen 15.01.2020 tarih, 2019/1258 Esas, 2020/146 Karar sayılı hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına, suça sürüklenen çocugun 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocuğun işlediği sabit bulunan suç hakkında alt sınırdan uzaklaşılmadan ceza verilmesi ile indirim hükümlerinin uygulanmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olmasına, on beş yaşını tamamlamamış olan mağdurun kendi hür iradesi ile serbestçe hareket etme hakkı, üzerinde mutlak surette taasarrufta bulunabileceği bir hak olmadığından bu hakkın ihlaline yönelik olarak suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirilen eyleme ilişkin rızasının da hukuken geçerliliğinin olmadığına, bakanlığın davaya katılmasının bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olmaktan çıkması sebebiyle güncel Yargıtay kararlarına göre vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. Suça Sürüklenen Çocuğun Temyiz İstemi Mağdurun iradesi dışında bir olay gerçekleşmediğine, zorla tutma, alıkoyma durumlarının yaşanmamasından dolayı suç unsurunun oluşmadığına ilişkindir. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocuğun suç işleme kastıyla hareket etmediği, suçun kanuni tanımındaki unsurların oluşmadığına ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; 15 yaşını doldurmamış olan mağdur ...'in yurtta koruma altında olduğu, 18.11.2017 tarihinde arkadaşları ile birlikte yurrtan kaçtığı, sonrasında arkadaşlarından ayrılıp annesinin yanına gittiği, annesinin yanından da ayrılıp suça sürüklenen çocuk ... ile yaşı büyük temyiz dışı sanık ... ile buluştuğu, suça sürüklenen çocuğa ait olan ancak ...'un kullandığı araç ile Edremit'e gitmek üzere yola çıktıkları, Balıkesir il sınırında polisler tarafından yol kontrolü sırasında durdurularak mağdur ...'in kayıp olduğunun belirlenmesi üzerine haklarında adli işlem başlatılması olayına ilişkin olarak; T.C. Anayasası'nın 41. maddesinde, ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20/2. maddesi gereğince ...'nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve Kanun'dan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek, katılan Bakanlık vekilinin, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 15 yaşındaki küçük mağdurun rızasının geçerli olmaması nedeniyle eylemin sübut bulduğuna ilişkin kabülün isabetli olduğu anlaşıldığından, temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 05.07.2023 tarihli 2023/1147 Esas ve 2023/1396 Karar sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Savcısı, suça sürüklenen çocuk ... müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Balıkesir Çocuk Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2025 tarihinde karar verildi.