Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/18401 E. 2023/382 K. – Reşit Olmayanla
Konu: Reşit Olmayanla Cinsel İlişki
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/18401
- Karar No
- 2023/382
- Karar Tarihi
- Konu
- Reşit Olmayanla Cinsel İlişki
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Fethiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2016/191 Esas, 2016/330 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.12.2020 tarihli ve 14-2016/359901 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan mağdure vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında tayin olunan cezada 5237 sayılı Kanun 'un 104 üncü maddesi ikinci fıkrası uyarınca artırım yapılması, ayrıca aynı Kanun'un 102 nci maddesi ikinci fıkrası ile üçüncü fıkra (a) bendinin uygulanması gerektiği ve aynı Kanun'un 62 nci maddesi tatbik edilmeden üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanığın temyiz isteği, katılan mağdure ile rızası dahilinde cinsel ilişkiye girdiklerini, ancak mağdurenin yaşının on sekiz yaşından büyük olduğunu zannettiğini, fiziki görünüş ve davranışlarıyla on sekiz yaşından büyük göründüğünü, tanık T.B'nin beyanlarının da bu doğrultuda olduğundan bahisle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece; "Yapılan yargılama, toplanan deliller, sanık savunması, katılanlar beyanları ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; sanığın suç tarihinde 18 yaşı içerisinde bulunan mağdurenin rızası dahilinde değişik tarihlerde birden fazla kez vajinal yoldan cinsel ilişkiye girdiği, sanığın savunmalarında mağdurenin 18 yaşından küçük olduğunu bildiğini ve kendi isteğiyle cinsel ilişkiye girdiklerini beyan ederek üzerine atılı suçu ikrar ettiği anlaşılmış olup reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş, suçun işleniş şekli gözetilerek alt sınırdan ceza tayin edilmiştir. Eylemin birden fazla kez zincirleme şekilde gerçekleştirildiği anlaşıldığından verilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince 1/4 oranında arttırım yapılmış, sanığın duruşmalarda gözlenen iyi hali lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmiştir." şeklinde hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE A) Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Sebeplerinin İncelenmesinde 1. Sanık ile katılan mağdure arasında evlenme yasağı bulunmadığı gibi her hangi bir akrabalık ilişkisi de bulunmaması karşısında, sanık hakkında tayin edilen temel cezada ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Suç tarihinde on yedi yıl üç aylık olan katılan mağdure ile rızası dahilinde değişik tarihlerde birden fazla kez cinsel ilişkiye giren sanık hakkında, kanuni unsurları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesi ikinci fıkrası ile üçüncü fıkra (a) bendinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde; 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında düzenlenen "Reşit olmayanla cinsel ilişki" suçundan tayin edilen temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Mahkemece hüküm kurulurken sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulduğunda 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde sanığın cezasında indirim yapılması hukuka aykırı bulunmuştur. B. Sanığın Temyiz Sebeplerinin İncelenmesinde Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı dosya kapsamına uygun yeterli ve kanuni gerekçelerle tartışıldıktan sonra hüküm kurulduğu anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırı bulunmamıştır. C. Yukarıda açıklanan bozma sebebine istinaden Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçenin (A) bölümünün dördüncü bendinde açıklanan nedenle Fethiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2016/191 Esas, 2016/330 Karar sayılı kararına yönelik sanık ile katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.01.2023 tarihinde karar verildi.