Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/17678 E. 2023/2052 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/17678
Karar No
2023/2052
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLER : Mahkûmiyet Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ 1. Akhisar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2016/220 Esas, 2016/765 Karar sayılı kararı ile a) Sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası ve 52 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. b) Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Temyiz İstemi Mahkûmiyete yeterli delil olmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair maddelerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; katılanın olay günü park içerisinde bulunan banklardan birinde oturarak eşi Hakan'ı beklediği sırada katılanın yanına gelen sanığın "Para karşılığı benimle birlikte olur musun?" dediği, katılanın "Sen ne diyon senin karın kızın yok mu?" diyerek karşılık verdiği, sanığın "Ben dulum" dediği, katılanın "Defol git şurdan" demesi üzerine sanığın "Amına koyduğumun orospusu, götünü sikeyim senin, sen ne diyon parasını mı az buldun, sen ne diyon amına koyduğumun" dediği, katılanın eşini aramak istediği sırada sanığın katılana "Kimi arıyorsun sen orospu kapat telefonu" dediği, katılanın o sırada olay yerine gelen eşine "Bana parayla yatma teklif ediyor tut bu adamı" dediği ve katılanın eşinin de sanığı darp etmesi ve ardından kolluk görevlilerinin gelmesiyle olayın sonlandığı, katılanın ifadesi, katılanın eşi, sanık savunması, adli raporlar ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanığın üzerine atılı katılana yönelik "Cinsel taciz" ve "Hakaret" suçlarını işlediği sabit kabul edilmiş, olayın oluşu ve oluş yeri itibariyle meydana gelen tehlikenin ağırlığı nedeniyle cezada teşdit uygulanmasına, sanığın yargılama sürecindeki pişmanlık duymayan hali göz önüne alınarak 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ve sanığın yargılama sürecindeki davranışları itibariyle yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşmadığından hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 1. Sanık hakkında hakaret suçundan hüküm kurulurken hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması ihtimaline binaen 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre ek savunma hakkı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması neticesinde savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Sanık hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği ancak sanığın pişmanlık duyduğuna ilişkin savunması karşısında, "Sanığın yargılama sürecindeki pişmanlık duymayan hali'' şeklindeki dosya içeriği ile bağdaşmayan yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında takdiri indirim uygulanmamasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Sanığın 17.06.2016 tarihli celsede alınan savunmasında hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını kabul etmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına engel halin bulunmaması hususları nazara alınarak, sanığın olumsuz kişilik özellikleri taşıdığına dair dosyaya yansıyan somut bir bulgu veya delil de olmaması karşısında, "Sanığın yargılama sürecindeki davranışları itibariyle yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşmaması'' şeklindeki dosya içeriği ile bağdaşmayan yerinde olmayan gerekçe ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Akhisar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2016/220 Esas, 2016/765 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/17678, K. 2023/2052, T. 06.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-17678-e-2023-2052-k-0cc45a30a954