Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/17471 E. 2023/7645 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/17471
Karar No
2023/7645
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/511 E., 2016/273 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli, 2015/511 Esas, 2016/273 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 12 yıl, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ile beşinci fıkrası ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.11.2020 tarihli ve 14-2016/316993 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Katılan mağdurenin gerçek yaşının tespitinin gerektiğine, suça sürüklenen çocuk lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak arttırım yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurlarının oluşmadığına, usul ve kanuna aykırı olan kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mahkemece; yapılan yargılama ile tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, katılan mağdurenin başvurusu neticesinde ortaya çıkan olay nedeniyle yaptırılan iç muayene neticesinde katılan mağdurenin hymen zarında yırtığın eski bir yırtık olduğunun yani bakire olmadığının belirlendiği, katılan mağdurenin beyanına göre suça sürüklenen çocuk ile 20 Eylül 2014 tarihinde başlayan gönül ilişkileri neticesinde bir kaç ay sonra olarak nitelendirdiği ve tahmini olarak Kasım 2014 tarihlerine denk gelen bir zamanda suça sürüklenen çocuk ile ilk cinsel ilişkilerini yaşadıkları, vajinasından kanama olduğu ve suça sürüklenen çocuğun penisinde de kan gördüğü ve sonrasında cinsel ilişki yaşamaya devam ettikleri, bir keresinde suça sürüklenen çocuğun evin kapısını kilitlemek suretiyle kendisiyle cinsel ilişkiye girdiğini bu durumunsa hürriyeti tahdit suçunu oluşturduğu, son olarak 21.05.2015 tarihinde girdikleri cinsel ilişki sonrasında suça sürüklenen çocuğun spermini, katılan mağdurenin kazağına sildiği ve bu kazağın yıkanmadığını belirtmesi ile kazağın biyolojik inceleme için evlerinden alındığı, bir kez de suça sürüklenen çocuğun evinde girdikleri cinsel ilişki sonrasında çocuk odası perdesine suça sürüklenen çocuğun menisini bulaştığını beyan ettiği, suça sürüklenen çocuğun spermini sildiği kazak ile suça sürüklenen çocuğun evinden alınan perdelerde yaptırılan biyolojik inceleme neticesinde suça sürüklenen çocuğun meni örneklerine rastlanıldığı ve suça sürüklenen çocuktan alınan kan örneği ile uyumlu biyolojik bulguların kriminal rapor ile saptandığı, suça sürüklenen çocuğun Mahkemedeki beyanlarında olayı ikrar ettiği, katılan mağdurenin alınan doktor raporuna göre bakire olmadığı ve hymende saat 5,6,7 hizasında kaideye uzanan eski yırtık olduğu, katılan mağdurenin tekrarlayan cinsel istismara uğradığının düşünüldüğü belirtilmiş oluşu, suça sürüklenen çocuktan alınan kan ile katılan mağdurenin elbiselerinde bulunan meninin yapılan incelemesinde genotip olarak uyumlu çıkmış oluşu ve tüm dosya kapsamı gözönüne alındığında suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçları işlediği kanaatine varılmıştır. 2. Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesini uygulanmasını gerektirir herhangi bir takdiri indirim nedeni tespit edilemediğinden, bu maddenin uygulanmasına takdiren yer olmadığına Mahkemece karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır. Ancak, suça sürüklenen çocuğun geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, herhangi bir adli sicil kaydı ile zabıtlara yansıyan olumsuz kişiliği bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında yetersiz gerekçeyle takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur. Bu nedenle Tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli, 2015/511 Esas, 2016/273 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/17471, K. 2023/7645, T. 22.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-17471-e-2023-7645-k-50e2cf91d763