Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/8395 E. 2024/2563 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8395
- Karar No
- 2024/2563
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/64 E., 2021/152 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; suça sürüklenen çocuk hakkında alt sınırdan ceza tayin edildiğine, erteleme şartlarının oluşmadığına ve re'sen belirlenecek sebepler ile hükmün bozulması talebine, 2.Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi; eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile verilen mahkûmiyet kararının bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağına göre, 14.01.2015 tarihinde, Van ilinden Siirt ili istikametine doğru seyir halinde olan ... isimli şahsın sevk ve idaresindeki yolcu minibüsünün güvenlik güçleri tarafından uygulama noktasında durdurulduğu, yapılan aramada suça sürüklen çocuğa ait olduğu belirtilen siyah valiz içerisinde açık ve görünür vaziyette toplam 22 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Suça sürüklenen çocuk aşamalardaki savunmalarında; kaçak sigarayı içmek için aldığını, ticari amacının bulunmadığını, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını ödeme gücünün olmadığını beyan etmiştir. Dava konusu eşyaların gümrüklenmiş değerinin "pek hafif" kabul edildiği, Dairemiz yerleşik uygulamalarına uygun olduğu tespit edilmiştir. Suç tarihinde ticari miktarda kaçak sigara ele geçirilmiş olması ve tüm dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğun eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar, 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 14.01.2015, iddianame düzenleme tarihinin 05.03.2015 olduğu, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan incelemede; Dairemizin, 04.10.2022 tarihli ve 2022/5435 Esas, 2022/13300 Karar sayılı ilâmıyla; Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/368 Esas sayılı dosyasında suça sürüklenen çocuk hakkında verilen mahkûmiyet kararın onanarak kesinleştiği, anılan dosyada suç tarihlerinin 29.12.2014 ile 08.12.2014 olduğu ve sırasıyla iddianame düzenleme tarihilerinin ise 23.01.2015 ile 17.02.2015 olduğu anlaşılmakla; Sanığa verilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım yapıldıktan sonra belirlenen sonuç cezadan, daha önce kesinleşen ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesine konu Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/368 Esas ve 2021/581 Karar sayılı dosyasında verilen cezanın mahsubunun gerektiği gözetilmeden hüküm tesisi, 2.Gün adlî para cezası üzerinden indirimler yapıldıktan sonra gün adlî para cezasının en fazla 1 güne düşürülebileceği, indirimler neticesinde tamamıyla ortadan kaldırılamayacağının gözetilmemesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, 3.Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan 5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesi gereğince indirim uygulanması gerekirken, uygulama yeri bulunmayan aynı Kanun'un 31/2. maddesi gereği cezada indirim yapılması, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafiinin ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 12.03.2024 tarihinde karar verildi.