Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/15031 E. 2023/1225 K. – Cinsel Taciz

Konu: Cinsel Taciz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/15031
Karar No
2023/1225
Karar Tarihi
Konu
Cinsel Taciz

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Cinsel taciz HÜKÜMLER : Mahkûmiyet (Katılan sayısınca) Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adana 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2015/575 Esas, 2016/11 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, her bir katılana karşı ayrı ayrı olmak üzere 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.07.2020 tarihli ve 14-2016/160669 sayılı Tebliğname ile bozma görüşlü olarak Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Temyiz Sebepleri Sanık; her bir suç için 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, 187 promül alkollü iken bisiklet üzerinde bira içerek katılanları takip etmesinin bu kadar alkollüyken bisiklete binilmesinin mantıken uygun olmadığını, katılanların kendisini arayarak para istediklerini, parayı verirse şikayetlerinden vazgeçeceklerini söylediklerini, olayın olduğu gün alkollü olduğunu ancak sarkıntılık yapmadığını, ayrıca ne yaptığını bilmez vaziyette olduğunu ve sair temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesi; "İddia, tutanaklar, tarafların beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın suç tarihinde gece saat 23:00 sıralarında eczaneye ilaç almak için giden katılanları yolda gördüğü ve bisikleti ile uzun süre takip ettiği, zaman zaman durup elindeki birayı içtiği, sonra tekrar takip ettiği ve katılanlara "gelin birlikte olalım, beni istemiyormusunuz, size bira ısmarlayayım, birlikte içelim dediği, katılanların cevap vermeyerek eczaneye girdikleri, çıkışta sanığın kendilerini beklediğini gördükleri, bunun üzerine yollarını değiştirdikleri, sanığın yine katılanları takip ettiği ve aynı şekilde sözlerine devam ettiği, eliyle cinsel organını tuttuğu, katılanların birbiri ile uyumlu anlatımları, sanığı tanımayan katılanların, sanığı gerçekten atılı suçu işlemiş olması dışında, sanığa cürüm atfetmeleri için hayatın olağan akışına uygun geçerli sebep bulunmadığı nazara alındığında sanığın kendisini cezadan kurtarmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyeceği anlaşılmakla sanığın işlediği sabit olan cinsel taciz suçundan eylemine uyan TCK 105/1 maddesi gereğince kastın yoğun oluşu nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle cezalandırılmasına, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, sanığın dosyaya yansıyan kişilik özellikleri, suç kastının yoğunluğu, atılı suçu işlemesindeki kararlılığı nazara alındığında yeniden suç işlemeyeceği konusunda olumlu ve yeterli kanaate varılamadığından sanık hakkında hükmedilen cezanın TCK 51 madde gereğince ertelenmesine veya CMK 231/5 madde gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, sanığın kişilik özellikleri, suçun işleniş özellikleri nazara alınarak hükmedilen cezanın TCK 50 madde gereğince seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiş ve açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." gerekçeleriyle sanık hakkında mahkûmiyet hükmü tesis etmiştir. IV. GEREKÇE Sanığın işlediği kabul edilen cinsel taciz suçunun üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkûmiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2015/575 Esas, 2016/11 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye değişik gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/15031, K. 2023/1225, T. 07.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-15031-e-2023-1225-k-8efc459b764a