Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/14710 E. 2024/7568 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/14710
- Karar No
- 2024/7568
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/252 E., 2016/64 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ, OLAY VE OLGULAR Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2015/252 Esas, 2016/64 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2 ve 53. maddeleri uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109/1, 109/3-f, 109/5 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin adli raporun içerik itibarıyla yetersiz olduğuna, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, usul ve kanuna aykırı hükmün bozularak sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında mağdurenin kendisine on altı yaşında olduğunu söylediği yönündeki savunmaları ile bunu doğrulayan mağdurenin duruşma beyanı, Mahkemece herhangi bir gözlem yapılmaması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, olayda 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışılarak hükme varılması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyet kararı verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230. maddesine muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde yer alan ''Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir'' şeklindeki düzenleme nazara alınarak yapılan değerlendirmede hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu gözetildiğinde, Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 26.08.2015 günlü iddianame ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan usulüne uygun açılmış kamu davası bulunmadığı halde ayrıca bu suçtan da mahkumiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Kabule göre de; sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken kanun koyucunun aradığı anlamda kanuni ve yeterli gerekçe niteliği taşımayan "Sanığın soruşturma ve kovuşturma sırasındaki davranışları nedeniyle hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin takdiren uygulanmasına yer olmadığına" şeklindeki yetersiz gerekçeyle söz konusu maddenin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırılık olarak görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2024 tarihinde karar verildi.