Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/14653 E. 2024/6526 K. – Çocuğun Cinsel
Konu: Çocuğun Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/14653
- Karar No
- 2024/6526
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Cinsel İstismarı
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/172 E., 2016/23 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2 maddesine göre kanun yolu aşamasında davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, şikayetçi Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1. maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2016 tarihli ve 2015/172 Esas, 2016/23 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Şikayetin olayın üzerinden iki yıl geçtikten sonra yapıldığına, yol güzergahındaki mobese kamera görüntüleri celbedilmeden karar verildiğine, ruh sağlığına ilişkin raporun Adli Tıp Kurumu çocuk psikiyatrisinin gözetimiyle alınmasının gerektiğine, sanığın atılı suçu işlemesinin fiziken mümkün olmadığına, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 217/1. maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210/1 maddesinde ise "Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez" hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda Mahkemece olayın tek tanığı konumunda bulunan katılan mağdurenin duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenip, özellikle motosikletin özellikleri ile katılan mağdurenin oturma şekli hususlarında açık ve ayrıntılı beyanının alınması, bunun mümkün olmaması halinde ise çocuk izlem merkezinde kaydedilen görüntülerin duruşmada hazır bulunanlarca izlenip sanık ile müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, yargılama sırasında katılan mağdurenin olaya ilişkin beyanlarının alınmayarak önceki beyanlarının okunmasıyla yetinildiği, bu nedenle eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümde açıklanan nedenlerle, Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2024 tarihinde karar verildi.