Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/12852 E. 2024/6862 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/12852
- Karar No
- 2024/6862
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/268 E., 2015/665 K. SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, şantaj ve özel hayatın gizliliğinin ihlali suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, şantaj suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 2 ay hapis cezası ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 134 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Temyiz İsteği Atılı suçu işlemediğine ve re'sen tespit edilecek hususulara ilişkindir.
III. GEREKÇE A. Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Şantaj Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Oluşa uygun kabule göre sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 08.10.2015 tarihli mahkumiyet kararından, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
C. Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığın, on beş yaşından küçük olan mağdurenin çıplak görüntülerini temin ederek mağdurenin arkadaşı ve ablasına göndermesi şeklinde gerçekleşen eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı nazara alındığında aynı Kanunun 226 ncı maddesinin beşinci fıkrasında yer alan müstehcenlik suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR A. Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebebinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Şantaj Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, kararına yönelik sanık temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C.Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçede açıklanan nedenlerle Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden 5271 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasındaki kazanılmış hakkı saklı kalarak hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.07.2024 tarihinde karar verildi.