Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/10970 E. 2023/7595 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10970
- Karar No
- 2023/7595
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1 E. 2015/129 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2015 tarihli, 2015/1 Esas, 2015/129 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; konut dokunulmazlığının ihlali suçundan ise, 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.12.2019 tarihli ve 14-2016/9237 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdurenin suça sürüklenen çocuğun arkadaşı olduğuna, mağdurenin anlatımlarının uydurma olduğuna, suça sürüklenen çocuğun eve girmiş olması halinde mevsim itibariyle ayak izlerinin oluşmuş olabileceğine, mağdurenin soyut beyanı dışında başkaca bir delil olmadığına, dosya arasına sunulan fotoğrafların aralarındaki ilişkiyi ortaya koyduğuna, suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verilmesine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR 13.12.2014 tarihinde gece vakti saat 24:00 sıralarında suça sürüklenen çocuğun aynı mahalleden komşuları olan ve önceye dayalı arkadaşlıkları bulunan mağdurenin ailesiyle birlikte yaşamakta olduğu tek katlı ikametine giderek, evin sokağa bakan arızalı olması sebebi ile itince açılan mutfak penceresini itip açmak sureti ile eve girdiği ve mutfağın hemen bitişiğindeki odada yatağında yatmakta olan mağdurenin uykuda olmasından faydalanıp yanına uzanarak kalçalarını okşadığı, kilodunun içerisine elini sokarak cinsel organına dokunduğu, bu esnada mağdurenin uyanıp karşısında suça sürüklenen çocuğu görmesiyle çığlık attığı, bunun üzerine suça sürüklenen çocuğun evin sokağa bakan mutfak penceresinden kaçmış olduğu, mağdurenin annesi tanık ...'nın çığlık sesi üzerine uyandığı ancak suça sürüklenen çocuğu göremediği iddia ve kabul edilen olayda, ailesinin hatırı nedeniyle şikayetçi olmayan mağdure ve annesinin beyanları gözetildiğinde arada husumete esas herhangi bir durumun bulunmadığı, mağdure ... ve tanık sıfatıyla dinlenen annesi ...'nın tüm aşamalarda özde değişmeyen ve birbiriyle uyumlu benzer anlatımlarda bulundukları, olayın aynı gece sıcağı sıcağına kolluğa intikal ettirilmiş olduğu, neticeten mağdurenin bir kurgu dahilinde hareket ettiği ve suça sürüklenen çocuğa iftira attığının kabulü için herhangi bir neden bulunamadığı gibi henüz çocuk yaştaki mağdurenin bu şekilde bir yalan söylemesini gerektirir herhangi bir amacının da saptanamadığı, suça sürüklenen çocuğun aşamalarda beyanının değişiklik gösterdiği, ilk ifadesinde olayın geçtiği tarihte saat 23.30 sıralarında dışarda mağdure ile karşılaştıklarını, mağdurenin kendisinden o esnada yanında bulunan motorla gezdirmesini istediğini, kendisinin de motorun emanet olduğunu söyleyip moturu bırakmak üzere yanından ayrıldığını, motoru bırakıp geldiğinde daha önce yolda karşılaşmış olduğu yerde mağdureyi göremeyince evlerine gittiğini, aralıklı olan cama yaklaşıp “...” diye seslendiğini sesini duyan mağdurenin başını kaldırıp kendini görünce “Anne” diye bağırması nedeniyle annesinin görmesinden korkarak olay yerinden kaçmış olduğunu beyan etmesine rağmen kovuşturma aşamasında mağdure ile yolda karşılaştıklarında “Bize gel beraber balkonda oturur sigara içeriz” dediğini, kendisinin de yanında bulunan motoru bıraktıktan sonra geleceğini söylediğini, motoru bıraktıktan sonra mağdurenin evine gittiğini, açık olan camdan seslendiğini, ancak kimse çıkmayınca oradan ayrıldığını anlattığı, ancak ...'nın motorla gezme istediğinden ise hiç bahsetmediği, çelişkili anlatımlarını ise yalnızca kafasının karışmış olmasıyla açıkladığı, mağdurenin akşam 19:30'dan itibaren evde olduğunu beyan etmesine rağmen, mağdureyle saat 23:30 sıralarında karşılaştıklarını iddia ettiği, mağdurenin evde bulunuş zamanına yönelik beyanı karşısında mevsimin kış olduğu dikkate alındığında bu iddiasının gerçekliğinin oldukça zayıf kaldığı, yine mevsim koşulları itibarıyla elektrik sobasıyla ısınılmaya çalışılan bir evde camın açık bırakılmış olmasının da oldukça zayıf bir ihtimal olduğu ve her iki tarafın anlatımlarında da televizyonun ve elektrik sobasının açık olduğuna yer verildiği, bu suretle suça sürüklenen çocuğun evin içinde hakimiyet kurmuş olduğunun anlaşıldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, olay esnasında gece uykusunda olan ailenin diğer fertlerinden yalnızca anne ...'nın çığlık sesine uyanabildiği, bunun dışında tam bir görgü tanığı bulunmayan olayda kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olarak inkarda bulunması muhtemel olan suça sürüklenen çocuğun savunmasına itibar olunmamış, mağdurenin anlatımları doğtultusunda, üzerine atılı eylemleri gerçekleştirdiği kabul edilerek hakkında mahkumiyet kararları kurulduğu anlaşılmaktadır. IV. GEREKÇE A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Konut Dokunulmazlığını İhlal Suçundan Kurulan Hükme Yönelik 1. Suça sürüklenen çocuğun mağdureye yönelik eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal suçunu oluşturduğu, olay tarihinde on beş - on sekiz yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile aynı maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları gereği 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 25.11.2015 tarihli mahkumiyet hükmü olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu belirlenmiştir. 3.Yukarıdaki gerekçe doğrultusunda Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2015 tarihli, 2015/1 Esas, 2015/129 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA, B. Konut Dokunulmazlığını İhlali Suçu Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2015 arihli, 2015/1 Esas, 2015/129 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2023 tarihinde karar verildi.