Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/2308 E. 2013/5466 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/2308
- Karar No
- 2013/5466
- Karar Tarihi
İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İtiraz Edilen Daire Kararı : 02.11.2011 tarih ve 2009/20301 - 2011/28297 sayılı onama kararı İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : Sinop Asliye Ceza Mahkemesinin 13.05.2008 tarih 2008/43-2008/143 sayılı kararı İtirazla İlgili Hüküm : TCK'nın 151/1, 29, 58/6 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet Suç : Mala zarar verme Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı ve ekindeki dava dosyası, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun”un 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkında mala zarar verme suçundan açılan davanın yargılaması sonunda kurulan mahkumiyet hükmü sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 02.11.2011 tarih ve 2009/20301 - 2011/28297 sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 06.03.2013 tarihli itiraz dilekçesinde; Dosyanın incelenmesinden; Sanığın Sinop Sulh Ceza Mahkemesinin 11.02.2005 tarih ve 2004/381 Esas-2005/32 Karar sayılı ilamıyla verilen 14.03.2005 kesinleşme, 23.05.2005 infaz tarihli 765 sayılı TCK'nın 421/2, 59/2, 647 sayılı Kanunun 4 ve TCK'nın 81. maddeleri gereğince verilen 2229.62 TL para cezasına dair ilamı tekerrüre esas alınarak sanığın mükerrir olduğu anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesi gereğince verilen cezanın 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra 5275 sayılı Kanunun 108/4. maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. 765 sayılı TCK'nın 81/1. maddesinde, “Bir kimse beş seneden ziyade müddetle bir mahkumiyete uğradıktan sonra cezasını çektiği veya ceza düştüğü tarihten itibaren on sene ve diğer cezalarda beş sene içinde başka bir suç daha işlerse yeni suça verilecek ceza altıda bire kadar artırılır” hükmü yer almakta idi. 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca önceden işlenen suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmesinden sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanacaktır. Tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki hükmün kesinleşmesi ve ikinci suçun kesinleşmeden sonra işlenmesi yeterli olup, cezanın infaz edilmiş olmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak yasa koyucu tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki cezanın infaz edilmesi koşulunu aramadığı halde, infazdan sonra belirli bir sürenin geçmesi halinde tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağını hüküm altına almıştır. Buna göre, beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, beş yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına mahkûmiyet halinde ise cezanın infaz tarihinden itibaren üç yıl geçmekle tekerrür hükümleri uygulanmayacaktır. Somut olayda suç tarihi 10.11.2007'dir. Tekerrüre esas alınan mahkumiyet ilamının kesinleşme tarihi 14.03.2005, kesinleşme tarihi ise 23.05.2005'tir. Mükerrirlere özgü infaz rejimi ise, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunda düzenlenmiş olup; “Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri” başlıklı 108. maddesinin 2. fıkrasında “Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz” hükmüne yer verilmiş, 1. fıkrasının (c) bendine göre ise mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilenler hakkında infaz koşulları ağırlaştırılarak koşullu salıverilme süresi, süreli hapis cezasında cezanın dörtte üçü olarak belirlenmiştir. Ayrıca, aynı maddenin 3. fıkrasında da “İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez” düzenlenmesine yer verilmiştir. İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için, ilk kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi kapsamında uygulanması gerekir. 765 sayılı TCK'nın 81. maddesi uyarınca daha önceki cezanın arttırılmış olması, sanık hakkında ikinci defa mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması için yeterli koşulun varlığını göstermez. Yukarıdaki bilgiler doğrultusunda somut olayımızı değerlendirecek olursak; Sanık hakkında Sinop Sulh Ceza Mahkemesinin 11.02.2005 tarih ve 2004/381 Esas-2005/32 Karar sayılı ilamıyla 765 sayılı TCK'nın 421/2, 59/2, 647 sayılı Kanunun 4 ve TCK'nın 81. maddeleri gereğince verilen 2229.62 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet ilamının 14.03.2005 tarihinde kesinleştiği, 23.05.2005 tarihinde ise infaz edildiği, dosyadaki suçun ise 10.11.2007 tarihinde işlendiği, hapis cezasının sanığın 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesi gereğince birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, 765 sayılı TCK döneminde işlenen bir suç nedeniyle sanığın cezasının 765 sayılı TCK'nın 81. maddesi gereğince arttırılmış olmasının birinci kez, dosyadaki suçun ise tekerrür süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesinin hukuka aykırı olduğu, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7. maddesi uyarınca ilk kez mükerrir olan kişilere yönelik uygulanan infaz rejiminin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi nedeniyle bozulmasına, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmasını gerektirmediğinden CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümdeki "ikinci kez" ibaresinin çıkarılması suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek Dairemiz onama kararına karşı itirazda bulunmuştur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Dairemiz arasındaki uyuşmazlık, sanığın ikinci kez mükerrir olup olmadığı hususuna ilişkindir. İtiraz, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelendiğinde; Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde, Sinop Sulh Ceza Mahkemesinin 11.02.2005 tarih ve 2004/381 Esas-2005/32 Karar sayılı ilamıyla verilen 14.03.2005 kesinleşme, 23.05.2005 infaz tarihli 765 sayılı TCK'nın 421/2, 59/2, 647 sayılı Kanunun 4 ve TCK'nın 81. maddeleri gereğince hükmolunan 2229.62 TL para cezasına dair ilamı tekerrüre esas alınmış, tekerrüre esas alınan mahkumiyette 765 sayılı TCK'nın tekerrür hükmü olan 81. maddesinin uygulanmış olması da dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesi gereğince verilen cezanın 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra 5275 sayılı Kanunun 108/4. maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. 765 sayılı TCK'nın 81. maddesinde düzenlenen tekerrür hükmü ile 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükmü kapsamları ve sonuçları itibariyle farklılıklar içermektedir. 765 sayılı TCK'da tekerrür hükmolunan cezanın artırılmasına neden olurken, 5237 sayılı TCK'da tekerrür hükmolunan cezanın artırılmasına esas alınan bir düzenleme olmayıp, cezanın infazı aşamasında koşulu salıverilme sürelerinin belirlenmesinde esas alınmaktadır. Diğer bir anlatımla 5237 sayılı TCK'da tekerrür infaz aşamasına ilişkin sonuçları olan bir müessese olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle, tekerrüre esas alınan mahkumiyette 765 sayılı TCK'nın 81. maddesinin uygulanmış olması durumu, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi anlamında sanığın birinci kez mükerrir olduğu anlamına gelmeyecektir. İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için, ilk kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi kapsamında uygulanması gerekmektedir. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7. maddesi uyarınca ilk kez mükerrir olanlara yönelik infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, anılan maddenin değerlendirmesinde hataya düşülerek yazılı şekilde ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi doğru değildir. Bu açıklamalar ışığı altında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı yerinde görülerek kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: 1- Dairemizin itiraz edilen “onama” kararının kaldırılmasına, 2- Sanık ve Cumhuriyet savcısının temyizine ilişkin incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7. maddesi uyarınca ilk kez mükerrir olan sanık hakkında, anılan maddenin değerlendirmesinde hataya düşülerek, tekerrüre esas alınan mahkumiyetinde 765 sayılı TCK'nın 81. maddesi uygulandığından bahisle verilen cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK’nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün tekerrüre ilişkin kısmından “ikinci kez” ifadesinin çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.