Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/16267 E. 2014/8982 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/16267
- Karar No
- 2014/8982
- Karar Tarihi
Tebliğname No : 9 - 2012/290515 Mahkemesi : İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesi Tarihi : 01.10.2012 Numarası : 2011/724 - 2012/1179 Suç : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığa atılı “Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma” suçunun oluşabilmesi için, failin işlemiş olduğu bir suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla hareket etmesi gerektiği, somut olayda; trafik ekipleri tarafından yapılan kontroller sırasında görevli polis memurlarına kendisini D.. K.. olarak tanıtıp bu kişiye ait sürücü belgesini ibraz ederek kamu görevlisine kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunan sanığın eyleminin TCK’nın 206. maddesinde tanımlanan “Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 10.09.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: Otobanda trafik kontrolü için durdurulan sanığın görevlilere başkasına ait sürücü belgesini ibraz etmesi ve belgedeki fotoğrafın sanığa benzemediğini fark eden görevlinin nüfus cüzdanını istemesi üzerine aracına binerek kaçması ve yakalanamaması şeklinde gerçekleşen olayda; dosya içerisinde mevcut düzenlenen herhangi bir trafik ceza tutanağı veya resmi bir belge olmadığından ve TCK'nın 206. maddesinde yer alan resmi belge düzenlenmesi sırasında yalan beyanda bulunma suçunda sahte olarak düzenlenen bir resmi belgenin bulunması zorunluluğu olduğundan, keza görevlilerin ibraz edilen sürücü belgesinin sanığa ait olmadığını belge üzerindeki fotoğraftan farketmeleri nedeniyle belge sahibi mağdur hakkında trafik ceza tutanağı düzenlemeleri ihtimali dahi söz konusu olmadığından ve yine sanığın rutin trafik kontrolü sırasında durdurulması nedeniyle ihlal ettiği bir trafik kuralı bulunmadığı 30.08.2010 tarihli tutanaktan anlaşıldığından; sanığın eyleminin Kabahatler Kanununun 40. maddesinde kimliği bildirmeme kabahatini oluşturduğu, hükmün bu gerekçe ile bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun eylemin TCK'nın 206. maddesindeki resmi belge düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturduğuna ilişkin görüşlerine katılmıyorum.10.09.2014