Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2010/15387 E. 2011/359 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2010/15387
Karar No
2011/359
Karar Tarihi

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Anayasayı ihlal, silahlı terör örgütü üyesi olma Hüküm : 1- Sanıklar ... ve ... haklarında: Beraat; 2- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... haklarında: 765 sayılı TCK’nın 146/1, 59, 31, 33, 40; 3- Sanık ... hakkında 765 sayılı TCK’nın 146/1, 59, 31, 33, 40, 4959 sayılı Kanunun 4/c-1; 4- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... haklarında 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 62,53, 58, 63, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkûmiyet Temyiz edenler : Cumhuriyet savcısı, Katılan ... vekili, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... müdafileri Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Hükmolunan cezanın süresi itibariyle koşulları bulunmadığından sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme isteğinin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE, Duruşmalı inceleme isteminde bulunan sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’in duruşmaya usulüne uygun davetiye ile çağrılmalarına karşın kendileri gelmedikleri gibi müdafilerini de duruşmaya göndermemeleri, diğer sanıklar ..., ..., ..., ... ile ... müdafilerinin de mazeret beyanlarının reddedilmiş olması nedeniyle tüm sanıklar yönünden duruşmasız olarak yapılan incelemede: Sanık ...’un nüfus kaydında “... ...” olan adının gerekçeli karara “... ...”; sanık ...’in nüfus kaydında “...” olan anne adının ve “30.01.1971” olan doğum tarihinin gerekçeli kararda “...” ve “01.01.1971”; sanık ...’nın “... mahallesi” nüfusuna kayıtlı olduğu halde gerekçeli karara “Alipaşa mahallesi”; sanık ...’un nüfus kaydında “13.03.1967” olan doğum tarihinin gerekçeli karara “12.03.1971”; sanık ...’in nüfus kaydında “...” olan anne adının gerekçeli karara “...” yazılması ve sanık ...’nin hüküm fıkrasında adının “...” yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hataları olarak kabul edilmiştir. 1- Sanıklar ... ile ... haklarında kurulan hükme yönelik katılan ... vekilinin temyizinde; Katılma kararına konu ...’in öldürülmesi eyleminin sanıklara atılı eylemler içinde olmayıp mahkemece bu suça ilişkin davaya yönelik olarak verilen katılma kararına bu sanıklar yönünden hukuki değer atfedilemeyeceği, dolayısıyla katılan vekilinin bu sanıklar hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunmadığından, temyiz isteğinin CMUK’ nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ... hakkında kurulan hükümlere yönelik olarak yapılan incelemede; Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın katıldıkları eylemleri gerçekleştirme neden, saik ve biçiminin, sanıkların toplum güvenliği yönünden tehlikeli ve zararlı kişilik taşıdıklarını ortaya koyduğu dikkate alınmadan, geçmişleri ve suçtan sonraki davranışlarındaki olumlu unsurlar da açıklanmadan, salt geçmişleri ve suçtan sonraki davranışlarından soyut biçimde söz edilerek Türk Ceza Kanunu’nun takdiri indirime ilişkin 59. maddesi ile cezalarından indirim yapılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır. Yapılan yargılama sonunda; toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’nın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Türkiye Cumhuriyeti Anayasasını cebir ve şiddet kullanarak değiştirme amacını taşıdığı ve buna yönelik vahamet arz eden çok sayıda olayı gerçekleştirdiği, örgütün yapısı ve ülke genelindeki organik bütünlüğü ile gerçekleştirdiği yaygın şiddet eylemleri de dikkate alındığında, sanıkların sübutu kabul olunan eylemlerinin amaçlanan neticeyi gerçekleştirme tehlikesi yaratmaya uygun ve elverişli nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun vasfı tayin edilmiş, sanıklar ..., ..., ..., ...’ın anılan örgütün üyesi oldukları kabul edilmiş, sanık ...’nın 4959 sayılı Kanun’dan yararlandığı kabul edilerek anılan Kanuna göre cezasından gerekli indirim yapılmış, sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, sanıkların savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosya kapsamına göre sanık ... ve müdafiinin mahkeme başkanı ve üye hakimi red istemlerinin reddine dair karar ile verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan; Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...’in bizzat verdikleri dilekçelerde, yine sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ...’ın müdafileri tarafından verilen temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden re'sen de temyize tabi olan ve temyiz isteminde bulunmayan sanık ... yönünden kendiliğinden temyiz incelemesine tabi tutulan hükümlerin ONANMASINA, 3- Sanık ... ile ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, Cumhuriyet savcısının temyizine gelince; a) Sanık ...’ın, ... adıyla tanınan ... ... isimli kişinin MİT ajanı olduğu gerekçesiyle kaçırılarak kendisine ait evde sorgulandıktan sonra diğer sanıklar ... ve ... ... ile birlikte öldürülmesi ve evinin bitişiğindeki inşaat alanına gömülmesi eylemine katıldığı, sanık ...’un anlatımı ve yer göstermesi ile bu sayede ulaşılan diğer maddi kanıtlar ve sanık ...’ın eyleme dair kaçamaklı ikrarı ile sübuta erdiği, b) Sanık ...’nin ise istihbaratçı olduğundan kuşkulanılan ...’ın Diyarbakır ilinden kaçırılarak sorgulanıp 02.08.1997 tarihinde öldürülmesi ve yine örgüte ilişkin bilgi topladığından kuşkulanılarak 1997 yılı Temmuz ayı içinde kaçırılan ... isimli şahsın tutulduğu yerde sorgulanması eylemlerine katıldığı, ayrıca mensubu bulunduğu terör örgütünün suç tarihlerinde Diyarbakır bölgesi genel sorumlusu olan ... ...’dan aldığı sözlü eylem talimatlarını örgütün askeri kanat biriminde görevli üyelerine ilettiği, bu bağlamda; polise örgüt hakkında bilgi verdiğinden kuşkulanılan ve bilahare örgüt mensuplarınca öldürülen ... isimli şahsın 1997 yılı sonlarında kaçırılıp sorgulanması, 30.10.1997 tarihinde öldürülen ... isimli şahsın kaçırılıp öldürülmesi, yine MİT ajanı olduğundan kuşkulanılan ... ... ... isimli şahsın kaçırılarak sorgulanması ve 06.12.1997 tarihinde öldürülmesi eylemlerinin talimatını ilettiği, sanık ... ... ile ... ...’ın oluşa uygun düşen ifadeleri ve tüm dosya kapsamı ile sübuta erdiği, Her iki sanığın mensubu bulundukları örgütün Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nı zorla değiştirip yerine dini esaslara yönelik bir sistem getirme şeklindeki amacına yönelik vahamet arzeden ve amaç suçun gerçekleştirilmesi bakımından elverişli nitelikte görülen bu eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nın 146/1 maddesinde yazılı suçu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek, her iki sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 26.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2010/15387, K. 2011/359, T. 26.01.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2010-15387-e-2011-359-k-ba14be2df447