Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2009/16012 E. 2010/11098 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/16012
- Karar No
- 2010/11098
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Nası ızrar suçundan sanık ...'ın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 516/ilk maddesi gereğince 1 yıl hapis ve 3000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair Osmaneli Asliye Ceza Mahkemesinin 31/12/1987 tarihli ve 1987/133-99 sayılı ilamına ilişkin adli sicil arşiv kaydının silinmesine dair aynı Mahkemenin 02/12/2008 tarihli ve 2008/109 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Dosya kapsamına göre, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesinin, suç tarihi itibarıyla aynı Kanun'un yürürlük tarihinden önceki kayıtların silinmesine ilişkin koşulları düzenlemiş olduğundan, adı geçenin mahkumiyetine konu kaydın da bu kapsamda olduğu, dolayısıyla mülga 3682 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 8. maddesinde belirtilen şartlar oluştuğunda, silinmesi mümkün suçlara ilişkin adli sicil kayıtlarının mahkemelerce verilen silme kararlarına istinaden veya Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce oluşturulan komisyon tarafından adli sicil kaydından çıkartıldığı, madde metinlerinde "affa uğramış olsalar bile" ibaresi bulunan, başta Anayasanın 76. maddesi ile özel kanunlarda (2839 sayılı Milletvekili Seçim Kanunu'nun 11. maddesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesi, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 7. maddesi vb. gibi) sayılan suç ve cezaların ise 5352 sayılı Kanun'un 10. maddesine istinaden, istenildiğinde verilmek üzere arşiv kaydına alındığı, aynı Kanun'un 12. maddesinde sayılan şartlar dışında silinmesine yasal olanak bulunmadığı, bu bağlamda; adı geçenin silmeye konu cezasının Anayasanın 76. maddesinde sayılan cezalardan olması sebebiyle bahse konu kaydın mevzuat gereği adli sicil kaydından çıkartılarak arşiv kaydına alındığı ve arşiv kaydının da silinmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 17.07.2009 gün ve 38600 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.08.2009 gün ve 185852 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla; Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 08.01.2009 tarihli adli sicil kaydına göre hükümlünün 31.12.1987 tarih ve 1987/133-99 sayılı karara ilişkin olarak adli sicil kaydının bulunmadığı, kanun yararına bozma istemine konu edilen Osmaneli Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2008 tarih ve 2008/109 değişik iş sayılı kararının arşiv kaydının silinmesine ilişkin olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Hükümlü hakkında 31.12.1987 tarih ve 1987/133-1987/99 sayılı karar ile 1 yıl hapis ve 3000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair karar verildikten sonra, hapis cezasının infazı aşamasında; 16.12.1988 tarihli karar ile hükümden sonra yürürlüğe giren 3506 sayılı Kanun ile değişik 647 sayılı Kanunun 4/1. maddesi uyarınca hapsin para cezasına çevrildiği, mahkumiyete ilişkin sonuç cezanın para cezasına dönüşmüş olması ile birlikte 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun geçici 2/2. ve Anayasa'nın 76. maddesinde sayılan arşive alınacak kayıtlardan olmaktan çıktığı ve koşullarının bulunması halinde arşiv kayıtlarından da silinebileceği anlaşılmakla; Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görülmediğinden REDDİNE, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.