Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5702 E. 2025/7759 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5702
- Karar No
- 2025/7759
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/27 E., 2023/9 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı ... vekili; dava dilekçesinde; Sakarya ili ... ilçesi ... ... köyü sınırları içerisinde bulunan yaklaşık 5 dönüm büyüklüğündeki fındık arazisinin 40 yıldan beri davacı tarafından malik sıfatıyla kullanıldığını, bu taşınmazın kadastrosu yapılmamış tarım ve ziraat arazisi olduğunu, dava konusu taşınmaz bakımından olağanüstü zamanaşımı yoluyla gayrimenkul iktisabının şartlarının gerçekleştiğini iddia ederek, dava konusu taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi üzerine dosya kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Davalı Hazine vekili; orman kadastrosunun kesinleşme tarihiyle dava tarihi arasında 20 yıldan fazla bir sürenin dolmadığını, 1959 tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarından da anlaşıldığı üzere taşınmazın yeşil alanda orman alanı olarak gözükmesi nedeniyle özel mülkiyete tabi olamayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... İdaresi vekili; taşınmazın orman ile ilişkisinin bulunmaması halinde kendileri açısından husumetin oluşmadığını, davanın süresi içerisinde açılmadığını, dava konusu parselin bilirkişi incelemesi sırasında orman sahası çıkması halinde özel mülkiyete konu olamayacağı için tescilin mümkün olmadığını, davanın açıldığı tarihe kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin geçmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; dava konusu parsele ait harita ve hava fotoğraflarının incelenmesinin gerektiğini, taşınmazın niteliği itibarıyla zilyetlik ile kazanılmaya elverişli taşınmazlardan olmasının zorunlu olduğunu, dava konusu parsel bakımından zilyetliğe ilişkin şartların oluşmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazın tamamının 3116 sayılı Kanuna göre Devlet ormanı sayılan yerlerden olduğu, 47 85... sayılı Kanunlarla bir ilişkisinin bulunmadığı, 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesi kapsamında Devlet ormanı sayılan yerlerden olduğu, devlet ormanlarının zamanaşımı kuralıyla kazanılması ve özel mülke dönüştürülmesinin mümkün olmadığı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman örtüsü kaldırılmış olsa bile salt orman toprağının orman sayıldığı gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu Sakarya ili ... ilçesi ... mahallesi 14 28... parselin orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; UYAP üzerinden alınan nüfus kayıt örneğinden, davacı ...'ın 18.05.2020 tarihinde vefat ettiği ve İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin temyiz dilekçesinin 01.02.2023 tarihinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 513/1. maddesi uyarınca ölümle birlikte vekalet ilişkisi kendiliğinden sona eren vekil tarafından müvekkili öldükten sonra verildiğinin anlaşıldığı, Dairemiz tarafından 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde tebligat yapılması ve temyiz süresinin beklenmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri çevrilmesine karar verildiği ve İlk Derece Mahkemesince karar davacının mirasçılarına tebliğ edilmiş olmakla birlikte, davacının mirasçıları tarafından temyiz dilekçesi sunulmadığı gibi kararının temyiz eden avukata vekaletname de verilmemesine rağmen dosyanın tekrar Dairemize gönderildiği anlaşılmakla, vekalet ilişkisi sona eren vekil tarafından verilen temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.