Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5541 E. 2025/7730 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5541
Karar No
2025/7730
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/50 E., 2019/6 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili, davalı ... vekili, davacılar ..., ... ve .... vekili ve müdahil davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında .... köyü çalışma alanında bulunan 218 parsel sayılı 322.500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, tespite esas tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olmadığı ve taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına, davacılar ... ve ...., ....ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine; davacı ... ve arkadaşları vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine; davacı ... ve arkadaşları satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, ayrı ayrı dava açmışlardır. Yargılama sırasında ... ile ... ve arkadaşları irsen intikale; ... ve arkadaşları ise vergi kaydı ve irsen intikale dayanarak davaya katılmışlardır. İlk Derece Mahkemesince ilk hükümle, davacılar ..., ...., ..., ...,..., ..., ..., Hazine, ..., ..., .... ve katılan davacı ...'ın davalarının reddine; davacılar ...., ..., ..., ..., .... ve ...'nin davalarının kısmen kabulüne; katılan davacılar ... ve arkadaşlarının davalarının kabulüne; dava konusu 218 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın yüzölçümünün 324.557,13 metrekare olarak düzeltilmesine, 218 nolu parselin tamamının toplam 9408000 pay üzerinden, hükümde adı geçenler adına payları oranında tesciline karar verilmiş; hükmün, davacılar, davalılar ve katılanlar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 10.07.2018 tarihli ve 2015/16694 Esas, 2018/4668 Karar sayılı ilamı ile, Hazinede dahil olmak üzere bir kısım davacıların ve katılan davacı ...’ın davalarının neden reddedildiği, bir kısım davacıların davalarının neden kısmen kabul edildiği ve katılan ... ve arkadaşlarının davalarının neden kabul edildiği hususlarında bir açıklamanın yer almadığı, 28.04.2014 havale tarihli fen bilirkişisi raporunun aynen tekrar edildiği, delillerin tartışılarak değerlendirmesinin yapılmadığı, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer almadığı ve kararın denetlenebilirliğinin olmadığı gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; dava konusu parselin tespitine dayanak tapu kaydının mevki ve dört sınırı itibariyle dava konusu taşınmazı kapsadığı, Bismil Asliye Hukuk Mahkemesinin 1950/152 Esas, 1951/103 Karar sayılı kararı ile hükmen oluşturulmuş haritalı tapu kaydı olduğu, dosyaya sunulan 07.05.2014 tarihli üçlü jeoloji, harita ve ziraat bilirkişilerinin müşterek imzalı raporunda dava konusu yerin zeminde yapılan ölçüm, inceleme ve tespit neticesinde alanın tamamı 324.557,13 m² olduğu, kıyı kenar çizgisinin geçirilmesi durumunda konumu itibariyle parselin tamamı kıyı kenar çizgisinin dışında kaldığı, dava konusu parselin tespit tarihinden geriye yönelik olarak 20 yılı aşkın süredir bir kısım davacılar ... mirasçılarının zilyetliği altında bulunduğu, taşınmazdaki..... isimli tesbit maliklerinin hisselerini 1977 yılında harici satışla ....ve kardeşlerine bedel karşılığı satılmış olduğu, davacı ... ve arkadaşlarının dayanağı olan 141 tahrir nolu vergi kaydının mevki ve sınırları itibariyle dava konusu parsele uymadığı, davacılar ... ve arkadaşlarının ve aynı kayda dayanan katılan ...'ın dayanağı olan 9 tahrir nolu vergi kaydının dava konusu parsele uymadığı, dava dışı 191 nolu parseli kapsadığı, müdahil davacılar ... ve arkadaşlarının dayanağı olan 16 tahrir nolu vergi kaydının mevki itibariyle dava konusu parsele uymakla birlikte diğer sınırları yönünden davalı parsele uymadığı gerekçeleri ile, davacı Hazine ile davacılar ... ve arkadaşlarının, davacılar ... ve arkadaşlarının, müdahil ...'ın ve müdahil ... ve arkadaşlarının davalarının reddine karar verilmesi gerektiği, davacılar ... mirasçılarının davasının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 13/1/A -b maddesi gereği kabulüne karar verilmesi gerektiği, katılanlar ..... ve arkadaşlarının 1977 yılında yapılan harici satış ile tespit malikleri....,...,...,, ... hisseleri yönünden 3402 sayılı Kanun'un 13/1/B-b maddesi gereğince davalarının kabulüne karar vermek gerekçesiyle, davacılar ..., ....., ..., ..., davacı Hazine, davacılar ..., ..., ....ve müdahil davacı ...'ın davalarının reddine, davacılar...., ..., ..., ..., ....ve ...'nin davalarının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, müdahil davacılar ... ve arkadaşlarının davalarının kabulüne, Diyarbakır ili ..... ilçesi 322500 m² yüzölçümündeki dava konusu 218 nolu parselin kadastro tespitinin iptaline, 218 nolu parselin yüzölçümünün 324.557,13 m² olarak düzeltilmesine, parselin tamamının dosyada bulunan veraset ilamları ve nüfus kayıtları dikkate alınarak ... mirasçıları ve davalılardan .... ve arkadaşları adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili, davacılar ..., ... ve .... vekili, müdahil davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup tarafların temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden müdahil davacı ...'tan alınmasına, 615,40 TL onama harcının temyiz edenler davalı ... ile davacı ..., ... ve .....'ndan ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/5541, K. 2025/7730, T. 23.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-5541-e-2025-7730-k-8e433b256b27