Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/51 E. 2025/3014 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/51
- Karar No
- 2025/3014
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/448 E., 2024/1349 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Urla Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/1 E., 2022/19 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Uygulama kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü/mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı murisi adına kayıtlı bulunan eski 279 ada 68 parsel sayılı ve 2.494,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 3568 ada 69 parsel numarasıyla ve 2.475,15 metrekare yüzölçümlü olarak, tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunan 279 ada 74 parsel sayılı ve 4.456,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 3568 ada 66 parsel numarasıyla ve 4.460,60 metrekare yüzölçümlü olarak, eski 279 ada 67 parsel sayılı ve 2.065,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 3568 ada 70 parsel numarasıyla ve 2.150,80 metrekare yüzölçümlü olarak, tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 279 ada 54 parsel sayılı ve 13.731,17 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 3568 ada 84 parsel numarasıyla ve 13.740,01 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı vekili, eski 279 ada 68 parsel sayılı taşınmazın davacının murisine ait olduğunu, bölgede 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) 22/A maddesi kapsamında yapılan uygulama kadastro çalışmaları sonunda murise ait taşınmazın yüzölçümünde azalma olduğunu, bu azalmanın davalılara ait komşu 279 ada 54, 67 ve 74 parsellerle olan ara sınırlarının hatalı ölçülmesinden ve davacının murisine ait taşınmazın bir kısmının bu taşınmazlar içinde bırakılmasından kaynaklandığını, bu sebeple uygulama kadastrosunun hatalı olduğunu belirterek, dava konusu taşınmazların uygulama kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların eski sınır ve yüzölçümlerine göre tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar ve dahili davalılar, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya ait 3568 ada 69 parsel ile davalı parseller 3568 ada 66,70 ve 84 parsellerin tesis kadastrosunun takeometrik yöntemlerle yapıldığı, tesis kadastrosunda tersimat hatasının olmadığı, davacıya ait 3568 ada 69 parselin davalı 3568 ada 70 ve 84 parsellerle müşterek sınırının bulunmadığı, 69 parsel ile 70 parsel arasında 66 parselin, 84 parsel ile arasında yol bulunduğu, 66 parselle müşterek sınırında bulunan ve güncelleme kadastrosunda sabit sınır olarak alınan tel örgünün keşif sırasında bilirkişilerce ölçülen sınırlarıyla tesis kadastrosu sınırlarının tecviz dahilinde uyumlu olması nedeniyle sabit sınır alınmasının doğru olduğu, 3568 ada 69 parselin dava dışı komşu 3568 ada 65 ve 68 parsel ile müşterek sınırlarında sabit sınır niteliğinde bir yapı ve tesis olmaması tesis kadastro ölçü değerlerinde bir hata bulunmaması ve tecviz dahilinde fiili sınırlar ile de uyumluluk göstermesi nedeniyle geçerli sınır alınmasında hataya rastlanılmadığı ancak davacıya ait 3568 ada 69 parselin doğu sınırını oluşturan yol ile müşterek sınırında ilk tesis kadastrosu sınırları ile güncelleme kadastrosu sabit sınırları arasında kısmen farklılıklar olduğu, keşif sırasında dinlenen tanık beyanları ve eski tarihli hava fotoğraflarında da bu yol hattının kısmen farklılıklar gösterdiği, zeminde fiili yol sınırının ilk tesis kadastrosu sınırları ile güncelleme kadastrosu sabit sınırları ile tecvizi aşan oranda farklı olduğu anlaşıldığından; bu kısmın düzeltilmesi gerektiği belirtilerek, davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalılar aleyhine açılan davanın reddi ile, ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... mevkii 3568 ada 66,70,84 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastro tutanağındaki tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, dahili davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne, 3568 ada 69 parsel sayılı taşınmazın uygulama kadastrosu komisyon kararının iptali ile; 10.11.2021 tarihli bilirkişi raporuna ekli 5 no.lu krokide mor renkle gösterilen sınırlar esas alınarak (A) harfi ile gösterilen 2,89 metrekarelik ve (B) harfi ile gösterilen 1,78 metrekarelik kısımların yol'dan ifrazıyla 3568 ada 69 parsele eklenmek suretiyle 3568 ada 69 parsel sayılı taşınmazın 2.479,82 metrekare yüzölçümüyle tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacıya ait taşınmazın, davalılara ait taşınmazlarla olan sınırlarının tesis ve uygulama kadastrosunda birbiriyle uyumlu belirlendiği, fakat doğu yönünde bulunan yol ile olan müşterek sınırında rapor ve krokide (A) ve (B) harfleri ile gösterilen kısımlarda uygulama kadastrosunda belirlenen sınırların, tesis kadastrosundan farklı belirlendiğini açıklayan ve hatanın giderilmesine yönelik teknik ve bilimsel veriler içeren, denetlenebilir nitelikteki teknik bilirkişi raporuna itibar edilmesi gerektiği belirtilerek istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğunu, vekil edeninin taşınmazdaki azalma miktarının raporda belirtilen miktardan daha fazla olduğunu, azalmanın hangi taşınmazlardan kaynaklandığının açıklanmadığını, yapılan uygulama kadastrosu ile vekil edeninin yıllardır kullandığı damla sulama sisteminin taşınmazın dışında kaldığını, taraf teşkili sağlandıktan sonra keşfin yeniden yapılması gerektiğini, gerekli belgelerin toplanmadığını beyan ederek temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-A maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacı ...'ndan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.