Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3485 E. 2025/5663 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3485
Karar No
2025/5663
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/319 E., 2025/87 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı, vekalet ücretine yönelik olarak davalılar Hazine ve Kadastro Müdürlüğü vekili ile ... vekili tarafından, esasa yönelik ve duruşma istemli olarak ise davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; davanın niteliği itibariyle duruşma isteminin reddine, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sonucunda, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 2087 parsel sayılı 2.958, 30... yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden ve ... oğlu ...'ın kullanımında olduğu" şerhi verilerek, Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra 2010 yılında yapılan güncelleme ile önceki kullanıcı şerhinin yerine "... oğlu ...'nın kullanımında" olduğuna dair şerh verilmiştir. 2. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyü 2087 parsel sayılı taşınmazın, önceki kullanıcısı olan ... tarafından 2004 yılında harici devir sözleşmesi ile ...'e devredildiğini, ... tarafından etrafı çevrilmek, meyve ağaçları dikilmek suretiyle bahçe olarak zilyet ve tasarruf edilmesine rağmen, 2010 yılında yapılan çalışma sırasında gerçeğe aykırı olarak davalı ...'nın kullanıcı olarak yazıldığını ileri sürerek, bu şerhin iptali ile ... varisleri adına kullanıcı şerhi verilmesini, olmadığı taktirde ... varisi olan davacı ... adına kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... cevabında; taşınmazı 2002 yılında noterde düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile ...'tan satın aldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalılar Kadastro Müdürlüğü ve Hazine vekili cevap dilekçelerinde; davanın Kadastro Müdürlüğü yönüyle husumet yokluğundan reddi gerektiğini, yapılan çalışmanın doğru olduğunu belirterek, husumetten ve işin esası yönüyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.04.2014 tarihli ve 2012/402 Esas, 2014/128 Karar sayılı önceki kararıyla; Hazine aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan, ... aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 16.04.2014 tarihli ve 2012/402 Esas, 2014/128 Karar sayılı önceki kararına karşı davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 16.01.2024 tarihli ve 2023/3214 Esas, 2024/191 Karar sayılı ilamıyla; "... kullanım kadastrosu ile adına kullanıcı tespiti yapılan taşınmazın ... tarafından 2924 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı 26.04.2012 tarihinden önce Noterde düzenlenen 01.02.2002 tarihli "Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış vaadi"ne dayalı olarak davalı ...'ya satıldığı, akabinde 2 yıl kadar sonra bu kez 2004 yılında davacıların murisi ...'e satıldığı; yapılan keşif ve alınan beyanlara göre ... tarafından satın alındığı 2004 yılından itibaren çevresini çit ile çevirip meyve bahçesi haline getirmek suretiyle tasarruf ve zilyetliği altında bulunduğu, güncellemenin yapıldığı 2010 yılına kadar davalı ...'nın ise hiç bir zaman zilyetliğinin bulunmadığı, her iki satış da 6292 sayılı Kanun'un yürürlüğü girmesinden önce yapıldığına göre, 3402 sayılı Kanun'un Ek-4 üncü maddesi uyarınca zilyetlikle birleşen satışa değer verilmesi gerektiği, her ne kadar Noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesinde zilyetliğin devredildiği yazılmış ise de davalı ... tarafından fiilen zilyetliğin devralınmadığı, öte yandan Noterde yapılan sözleşme tarihi itibariyle davalı ... lehine 2924 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesindeki şartların da oluşmadığı, yine Noterde yapılan satışın bu sözleşmenin tarafı olmayan ...'i de bağlamayacağının göz önünde bulundurulması gerektiği, bu nedenle 2004 yılından itibaren taşınmazda fiilen zilyet olan ...'in zilyetiğine değer verilerek davanın kabulüne karar verilmesi ..." gereğine değinilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozma ilamına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 30.09.2024 tarihli ve 2024/2600 Esas, 2024/5392 Karar sayılı ilamıyla; "... dava konusu taşınmazın, temyiz ve karar düzeltmeye konu hükmün verilmesinden sonra 22.01.2015 tarihli satış işlemiyle 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) gereğince davalı ...'ya satıldığı ve Hazinenin mülkiyetinden çıktığı, dava konusu taşınmazın davalı ... adına tapuya tescil edilmesi nedeniyle, artık şerhe yönelik davanın konusuz kaldığı, İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gereğine işaret edilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekirken, maddi hata sonucu bu husus gözden kaçırılarak hükmün farklı nedenle bozulduğu ..." gerekçesiyle, karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 16.01.2024 tarihli ve 2023/3214 Esas, 2024/191 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının değişik gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "... dava konusu taşınmazın 22.01.2015 tarihli satış işlemiyle 6292 sayılı Kanun gereğince davalı ...'ya satıldığı ve Hazinenin mülkiyetinden çıktığı, dava konusu taşınmazın davalı ... adına tapuya tescil edilmesi nedeniyle şerhe yönelik davanın konusuz kaldığı ..." gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; noterde düzenlenen zilyetlik devir sözleşmesinin davalı ...'ya taşınmazın mülkiyetini elde etme üstünlüğünü vermeyeceğini, 2004 yılında ... tarafından taşınmazın zilyetliğinin malik sıfatıyla devralındığını, o tarihten itibaren zilyetliğin davacı tarafta olduğunu, taşınmazın tapu kaydında davalıdır şerhi bulunduğunu ve davadan haberdar olduklarını, bu nedenle davalılar Hazine ve ...'nın iyi niyetli olmadıklarını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2. Davalılar Hazine ve Kadastro Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesine rağmen, müvekkilleri aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının aleyhlerine hükmedilen vekalet ücreti yönünden bozulmasını istemiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331. maddesi gereğince davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna yönelik bir değerlendirme yapılmadığını, vekalet ücreti yönünden verilen hükmün hatalı olduğunu, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre davanın reddi gerektiğini, bu nedenle müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken aleyhine hükmedildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, tapu kaydının beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin düzeltilmesi istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın üzerinde davacı taraf lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 4. maddesinde öngörülen şartların oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili, davalı ... vekili, davalılar Hazine ve Kadastro Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 615,40'ar TL davacılar ile davalı ... tarafından yatırılan peşin harcın onama harcına mahsubuna, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/3485, K. 2025/5663, T. 16.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-3485-e-2025-5663-k-31c7de53f034