Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3143 E. 2025/5934 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3143
Karar No
2025/5934
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/38 E., 2023/20 K. KARAR : Ret - kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine-asli müdahil ... Belediyesi'nin davasının kabulü ile taşınmazın Belediye adına tesciline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve arkadaşları, müdahil davacı ..., duruşmasız olarak asli müdahil Hazine ve davalı ... İdaresi ve ... mirasçısı ... kayyımı ... ve ... ve arkadaşları vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.02.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü temyiz eden asli müdahil Hazine vekili..., davacı ..., asli müdahil ... vekili Av. ..., davacı ... mirasçısı ... Kayyımı vekili ... ile karşı taraftan ... vekili Av. ... katılımıyla duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R

07.12.1988 tarihinde düzenlenen genel arazi kadastrosu tespit tutanağı onaylı örneğine göre, ... köyü Söğüt mevkiinde kain 306 parsel sayılı taşınmaz, kargir ilkokul, lojman, tuvalet ve bahçe niteliğiyle, içindeki ilkokul binası, lojman ve tuvaletin ... Eğitim Bakanlığı'na ait olduğu beyanlar hanesinde gösterilerek, edinme kısmında aynı kuvvet ve mahiyette belgeler bulunduğu belirtilerek malik tablosu boş bırakılmak suretiyle Kadastro Komisyonuna gönderildiği belirtilmiş, Kadastro Komisyonunca da, 13.12.1988 tarihli tutanak ile “...taşınmaz hakkında Şubat 1962 tarih cilt 32 sahife 38'de kayıtlı 639 hektar 5240 m² miktarlı tapu kaydına istinaden 309 parselle birlikte bir bütün halinde ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1963/154 E. - 1966/132 K. sayılı kararının 4. sırasında belirtilen taşınmazın tahliyesine dair kesinleşmiş mahkeme ilâmı mevcut olduğu, 309 parselle ile birlikte çözümlenmesinin icap ettiği ve 309 parselin aynı kuvvet ve mahiyette iki belgenin mevcut olması nedeniyle yetkisizlik kararı alındığından, çözümü mahkemenin takdirine bırakılarak tutanak ve evrakı müsbiteleri ile birlikte Kadastro Mahkemesine gönderilmesine...” kadar verildiğinden, tutanağın malik hanesi ve yüzölçümü açık bırakılarak Kadastro Mahkemesi'ne aktarılmıştır. Yargılama sırasında Hazine ve ... köyü tüzel kişiliği taşınmazın adlarına tescili istemiyle davaya katılmış, 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun uyarınca ... köyü tüzel kişiliğinin kaldırılarak İlçe Belediyesine katılması nedeniyle davaya ... Belediye Başkanlığınca devam olunmuştur. Mahkemece, diğer davaların reddine, köy tüzel kişiliğinin davasının kabulüne, çekişmeli taşınmazın ... köyü tüzel kişiliği adına tesciline ilişkin verilen karar, .... ve arkadaşları vekili ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 12.06.2012 tarihli ve 2011/4227 Esas, 2011/5273 Karar sayılı bozma ilâmında sair hususların incelenmediği belirtilerek özetle; “...mahkemece, dava dosyası içinde örneği bulunan kadastro tutanağının ihyası için ara karar ile tutanak örneği ve ekleri Kadastro Müdürlüğüne gönderilerek, mevcut bilgilere göre kadastro tutanağının düzenlenmesinin istenmesi, kadastro tutanağı düzenlendikten sonra yargılamaya devam edilerek işin esasının incelenmesine geçilmesi...” gereğine denilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan, tespit tutanağı 1558,90 m² yüzölçümlü olarak ve malik sütunu boş bırakılarak ihya edildikten ve yargılama sırasında vefat eden ...mirasçılarına husumet yaygınlaştırıldıktan sonra, davacılar ... mirasçıları ve arkadaşları ile Hazine'nin davasının reddine, katılan ...'nın davasının kabulüne, çekişmeli 306 parsel sayılı taşınmazın katılan ... adına tespit ve tesciline, katılanlar ... ve ...'ın davalarının görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiş, hükmün davacılar ...mirasçıları ve arkadaşları vekili ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 26.05.2015 tarihli ve 2015/5328 Esas, 2015/4689 Karar sayılı ilamı bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamında özetle; ".. dava konusu taşınmazın davalıların murisi ...'nın zilyetliğinde iken okul yeri yapımı için tüzel kişiliği kaldırılan ... köyüne bağışlandığı, muteriz davacıların dayandığı tapu kayıtlarının ise zilyedi yararına hukuki kıymetini kaybettiği ve zilyetlikle kazanım şartlarının köy tüzel kişiliği yararına oluştuğu gerekçesiyle çekişmeli taşınmazın 6360 sayılı Kanun nazara alınarak katılan ... adına tesciline karar verilmiş ise de; dosya kapsamında toplanan delillerin hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı, eldeki davanın, 3402 sayılı Kanunun 30/2 maddesi uyarınca malik sütununun mahkemece doldurulması için aktarılan dava niteliğinde olup, hâkim tarafından re'sen sicil oluşturma yükümlülüğü bulunmasına rağmen, taşınmazın öncesinin resmî belgelerde nasıl nitelendirildiği, zilyetlikle kazanıma uygun olup olmadığının ve zilyetlikle kazanım şartlarının oluşup oluşmadığının resmî belgeler ile yerel bilirkişi ve taraf tanıklarına sorularak olaylara dayalı olarak belirlenmediği, taşınmazı bağışladığı belirtilen ...'nın taraf olduğu Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24.11.1966 tarihli ve 1963/154-132 Esas-Karar sayılı kararı ile şifahi kira akdinin feshine karar verilen taşınmazlardan olup olmadığının araştırılmadığı, davacılar ... ve arkadaşlarının dayandıkları tapu kayıtlarının uygulamasına ilişkin olarak yapılan araştırma ve inceleme de hüküm kurmaya elverişli olmadığı, dayanılan zilyetliğin Medeni Kanunun yürürlüğünden 10 yıl önceye uzanıp uzanmadığı, Arazi Kanunnamesinin 20 ya da 78. madde hükümlerinin yürürlükte olup olmadığı ve somut olayda uygulanıp uygulanamayacağı; Arazi Kanunnamesinin 78. maddesi hükmüne değer verilmesi nedenleriyle, Arazi Kanunnamesinin Medenî Kanuna aykırı düşmeyen hükümlerinin, bu arada konuyla ilgili 20. ve 78. maddelerinin yürürlükte olduğunun kabulü ile somut olayda anılan kanun hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının araştırılıp tartışılması gerektiği, dava konusu taşınmazın davacıların dayandığı tapu kaydı kapsamı içinde ve Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.11.1966 tarihli ve 1963/154-132 Esas-Karar sayılı kararı ile şifahi kira akdinin feshine karar verilen taşınmazlardan olduğu ve orman tahdidi dışında bırakıldığı belirlendiği takdirde; muris ...'nın sürdürdüğü zilyetliğin kiracı sıfatıyla olduğundan ve 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi koşullarının bağışlayan yönünden oluşmadığı gibi bağış tarihi olan 1970 yılı ile dava tarihi olan 01.01.1988 tarihi arasında da 20 yıllık sürenin ... köyü adına oluşmadığı nazara alınarak taşınmazın tapu malikleri adına tesciline karar verilmesi,ancak dava konusu taşınmazın davacıların dayandığı tapu kaydı kapsamı içinde fakat Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.11.1966 tarihli ve 1963/154-132 Esas-Karar sayılı kararı ile şifahi kira akdinin feshine karar verilen taşınmazlardan olmadığı ve orman tahdidi dışında bırakıldığı belirlendiği takdirde ise; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme iddiasında bulunan davalı gerçek kişiler ve ... köyü ile tapu kaydına tutunan muteriz davacı gerçek kişilerin tanıkları ve yerel bilirkişiler taşınmaz başında dinlenip, zilyetliğin kiracı yada malik sıfatıyla olup olmadığı, Medeni Kanunun yürürlüğünden en az 10 yıl öncesine dayanan zilyetlik olup olmadığı, varsa zilyetliğin başlangıcının ne şekilde hatırlandığı veya kendilerine bu bilgilerin ne şekilde aktarıldığının sorulması, tarafların dayandıkları deliller ile özellikle Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/333 Esas, 1994/51 Karar sayılı kararı ve Asliye Hukuk Mahkemesinin 1960/104 Esas, 1961/25 Karar sayılı kararları ile 1989/103 Esas sayılı dava dosyası krokilerinin yerine uygulanması.." gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu; davacı ... ve aynı tapu kaydına tutunan dava arkadaşları ile ...ve aynı tapu kaydına tutunan davacıların iddialarının incelenmesi için dayanmış oldukları 40 00... dönüm ...- ... (...) Çiftliği mevkili tapu kaydı ile 7000 dönüm yüzölçümlü ... mevkili tapu kaydının zemin ve arazide uygulanması için yapılan keşifler ve alınan uzman raporlarının değerlendirilmesi sonucu verilen kararın temyizen incelenmesi neticesinde Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2021/11106 Esas, 2021/12535 Karar sayılı 07.12.2021 tarihli bozma ilamını (Pilot dosyayı inceleyen karar) dayanak ve referans alındığında; ... köyünde bulunan çekişmeli taşınmazlara yönelik; davacılar ... ve arkadaşlarının dayandıkları “...” mevkili çiftlik tapu kayıtlarının sınırlarının tamamının gayri sabit hudutlu olup bu sınırların geniş alanları ifade ettikleri gibi, bu sınırlar arasında kullanılması mümkün olmayan deniz, dağ, dere, orman, ırmak, tepe gibi yerlerin bulunduğu, çekişmeli taşınmazın da ancak her biri geniş alan içeren sınırlarda hayali bir nokta alınmak suretiyle ve yine hayali düz çizgilerle sınırlarının birleştirilebilen alanda kaldığı, bu hayali çizgilerle birleştirilen alanın tapu kayıtlarının miktarının 20 katından çok daha fazla bir alanı kapsadığı, dava konusu taşınmazların davacıların dayandıkları diğer çiftlik tapularının sınırları itibarıyla belirlenen kapsamı dışında olduğu, tapu malikleri adına ... köyünde adlarına tespit ve tescil edilen taşınmaz bulunmadığı, ... köyü kadastro çalışma alanında ise, tapu malikleri adına tespit edilen, dava açılmaksızın ya da hükmen kesinleşen taşınmazların bulunduğu dikkate alındığında, “...” mevkili çiftlik tapu kaydının kapsamının da ... köyünde bulunan bu taşınmazların oluşturduğu alan olarak değerlendirilmesi gerektiği, diğer bir anlatımla; miktarıyla geçerli bu tapu kaydına miktarıyla geçerli kapsam tayin edilirken yukarıda da işaret edildiği üzere ... köyü çalışma alanında çiftlik tapu malikleri adına tespit ve tescil edilen (dava açılmaksızın ya da hükmen kesinleşen) taşınmazların kuzeyden başlayarak ve taşınmazların dış sınırları esas alınmak suretiyle arada bağlantı kesilmeksizin kapsam tayin edildiğinde, ... köyü ile ... köyünün birbirinden bağımsız ve köy tarım arazileri arasında ormanlar ve tepeler, bulunduğuna göre, aynı tapu kaydına dayalı olarak iki ayrı köyde iki ayrı kapsam tayin edilmesinin hukuken mümkün bulunmadığı, her ne kadar davacılar ile davalı arasında davaya konu taşınmaza Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1963/154 Esas, 1960/132 Karar sayılı dosyasındaki davaya konu taşınmazlardan biri olduğu ve kira akdinin feshine dair Mahkeme ilamının varlığı yapılan keşif ve alınan fen-harita raporu ile anlaşılmışsa da; ayrıntılı açıklandığı üzere bu kararın davacıların dayanmış olduğu tapu kaydına hayatiyet kazandırmayacağı, davacıların dayanmış olduğu tapu kayıtlarının ... köyünü kapsamadığı, taraflar arasında kira ilişkinin feshi ve tahliyeye dair Mahkeme kararı varsa da; davacıların taşınmaza gerçek anlamda malik olmadıkları, zilyet de olmadıkları, Mahkemece 2014/26 Esas sayılı dosya üzerinden yapılan tapu uygulaması ve bu uygulamayı değerlendiren Yargıtay 8 Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatlarına göre davacıların tapu kaydının ... köyündeki taşınmazlara fiilen ve hukuken tatbikinin mümkün olmadığının hukuki bir realite olarak kabul edildiği, davacılar ve davalı arasındaki kira akdinin feshinin ve tahliyeye ilişkin kararın davacıların taşınmazda malik olduklarını ve tapu kayıtlarının geçerli olduğunu belirten bir karar olmadığı, davalı ve maliki evvellerinin uzun süredir taşınmazda zilyet oldukları, yapılan keşiflerdeki mahalli bilirkişi beyanlarına göre dava konusu taşınmazın uzun zamandır ... Balcı, Hayriye ve en son ...'nın zilyetliğinde bulunduğu, 1970'lerin başında ...'ın taşınmazı okul yapılması için köy tüzel kişiliğine hibe ettiği/ bağışladığı ve zilyetliğini devrettiği, o günden sonra taşınmazın okul olarak kullanıldığı, tespit tarihine kadar da böyle olduğu ve hatta tespitten sonra da bir süre okul ve bahçesi olarak kullanıldığı, sonuç olarak davalıların ve müdahil davacı köy tüzel kişiliği/belediyenin taşınmazdaki uzun süreli zilyetliğinin bulunduğu, davacıların tapu kaydının kapsamının ... köyündeki taşınamazlar ve eldeki davadaki 306 parsel sayılı taşınmazı kapsamadığı, buna göre aralarındaki Mahkeme kararına da tapu kayıtları kapsamında kalmadığından değer verilemeyeceği dikkate alınarak, davacı ... ve arkadaşları, müdahil davacı Hazine'nin davasının reddine, müdahil davacı ...'nın davasının kabulü ile; davaya konu 306 parsel sayılı taşınmazın müdahil davacı ... adına tespit ve tapuya tesciline, müdahil davacılar ... ve ...'ın ve ...'nin davasının görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... ve arkadaşları, müdahil davacı ..., asli müdahil Hazine ve davalı ... İdaresi ve ... mirasçısı ... kayyımı ... ve ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları, müdahil davacı ..., asli müdahil Hazine ve davalı ... İdaresi ve ... mirasçısı ... kayyımı ... ve ... ve arkadaşları vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı ... ve arkadaşları, müdahil davacı ..., asli müdahil Hazine ve davalı ... İdaresi ve ... mirasçısı ... kayyımı ... ve ... ve arkadaşları vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 1.869,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile artan 1.254,50 TL'nin temyiz eden ... mirasçısı ... kayyımı ...'a iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Kararı temyiz eden tapu malikleri veya halefleri; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerlere ait üç adet tapu kayıtlarının olduğunu, tapu kaydı olan yerde zilyetliğe üstünlük verilemeyeceğini, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarına dayanılarak kendi adlarına tesciline karar verilmesini istediklerini, daha önce Mahkemece tapu kayıtlarına dayanan davacıların tapu kayıtlarının hukuki geçerliliğini yitirdiği ve uygulama kabiliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davalarının reddine karar verildiği, tapuya dayanan davacılar tarafından reddedilen kararların temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. ve 20. Hukuk Dairelerince tapuya dayanan davacıların dayanak tapu kayıtlarının hukuken geçerli olduğu ve uygulanması gerektiği gerekçesiyle kararların lehlerine bozulduğu, bozma üzerine mahkeme hakimince önceki kararda direnildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca takriben 20 adet dosyada tapuya dayanan davacıların tapu kayıtlarının hukuken geçerli olduğu ve uygulanması gerektiği gerekçesiyle direnme kararlarının bozulduğu, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde zilyetler tarafından tapu maliklerine karşı Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dayanak tapu kayıtlarının geçersiz olduğuna ilişkin davanın reddedilerek kesinleştiği, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde davacılara ait bir kısım yerin kamulaştırıldığı, kamulaştırma bedelinin ödendiği, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde zilyetler tarafından tapu maliklerinden bedeli ödenerek bir çok yerin satın alındığı, satın alınmaya çalışıldığı veya kiralanmak istendiği, ... Mahallesindeki taşınmazlara revizyon görerek bir kısım parsellerin tapu malikleri adına kesinleştiği, revizyon gören tapu kaydının iki sınırı ile ...’nü kapsayan tapu kaydının iki sınırının aynı olduğu, dolayısı ile diğer tapu kayıtlarının da hukuken geçerli olduğu, bazı davalar da tapu malikleri adına tesciline karar verilen dosyaların (örn.2022/8001 Esas) Dairemizce onandığı ve tapuya dayanan davacıların, tapu kayıtlarının hukuken geçerli olduğuna değer verilmesi gerektiği, Mahkemece yeniden taşınmazların başında keşif yapılarak taşınmazların sınırlarının belirlenerek davacıların tapusunun kapsamında kalan yerlerin tapu malikleri, ırsi veya akdi halefleri adına yazılması gerektiği kanaatinde olduğumdan kararın bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/3143, K. 2025/5934, T. 23.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-3143-e-2025-5934-k-9a40e3ee8f2a