Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3048 E. 2026/3481 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3048
- Karar No
- 2026/3481
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/11 E., 2024/217 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar Hazine ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Diyarbakır ili ... ilçesi ... köyünde 25.07.1984 tarihinde kesinleşen kadastro çalışmalarında dava konusu taşınmaz 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 2. maddesine istinaden tescil harici bırakılmıştır. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili ... ilçesi ... köyü ... mevkiinde bulunan dava dilekçesinde hudutlarını bildirdiği taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın müvekkili adına tescilini, taşınmaz üzerindeki bağ teveklerinin müvekkiline aidiyetinin tespitine karar verilmesini talep etmiş; bilahare, 10.10.2013 tarihli ön inceleme duruşmasında talep kısmını daraltmak suretiyle tescil isteğini geri alarak yalnızca mütemmim cüzlerin aidiyetinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerindeki muhdesatların kamulaştırma bedeli almak amacıyla sonradan dikildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.05.2014 tarihli ve 2013/29 Esas, 2014/84 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, kapama bağ vasfındaki taşınmaz üzerindeki mütemmim cüzlerin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve Devlet Su İşleri vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 25.09.2023 tarihli ve 2021/12690 Esas, 2023/4642 Karar sayılı ilamıyla "İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve inceleme yeterli olmadığı, taşınmaz üzerinde yaşları 18-20 yaşlarında değişen kapama bağın bulunduğu hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilmiş ise de bahsi geçen ağaçların ne zaman ve kim tarafından dikildiği hususunda alınan beyanlar yetersiz olduğu gibi raporda belirtilen ağaçların arz üzerindeki konumu da kroki üzerinde işaretlenmediği belirtilerek, doğru sonuca ulaşılabilmesi için, taşınmazın bulunduğu yerde yapılan kamulaştırma işlemine dair belgeler getirtilerek kamulaştırma kararının hangi tarihte alındığı ilgili kurumlardan sorulması, Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin harita sorgulama sayfasına girilerek, taşınmaz bölümünün bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya arasına alınmak suretiyle, buradan elde edilen verilere göre kamulaştırma tarihinden öncesine ve sonrasına ilişkin farklı dönemlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilmesi, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra ziraat ve fen bilirkişilerinin hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılması, yapılacak keşifte, kapama bağ teveklerinin kamulaştırma kararının ilanından önce dikilip dikilmediğinin üzerinde durulması, dava konusu taşınmaz üzerindeki muhdesatların yerleri ile kamulaştırma kararının ilanından önce ağaçların bulunduğu bölümleri gösterir hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınarak toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikle değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "keşifte dinlenen davacı tanıkları ve mahalli bilirkişi beyanlarına göre taşınmazın 25-30 yıldan fazla süre ile davacı tarafından tarımsal faaliyet yapılarak (bağ olarak) ekonomik amacına uygun kullanıldığı, dava konusu taşınmazın mera yayalık kışlak olmadığı, fen bilirkişisi raporuna göre de krokide (A) harfi ile gösterilen yerin kamulaştırma kodları arasında kaldığı ve (B) harfi ile gösterilen yerin Kral Kızı Barajı'nın suyunun altında kaldığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, fen bilirkişisinin raporunda ekli krokide (A) ve (B) harfleriyle gösterilen 12.573,55 m²lik alanda ziraat bilirkişisinin 29.05.2024 havale tarihli raporunda sıra arası ve sıra üzeri 3x3 m. olan 30-35 yaşlarında bağ teveklerinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamlarının gereklerinin tam olarak yerine getirilmediğini, dava konusu taşınmaza el atma tarihinin tam olarak tespit edilip, hava fotoğrafları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle taşınmaz su altında kalmadan önce gerçekten bağ tevekleri ve diğer meyva ağaçlarının olup olmadığının tespit gerekirken, bu yönde bilirkişi raporlarında herhangi bir tespit bulunmadığını, bilirkişi raporunda sadece güncel uydu fotoğrafı üzerinden inceleme yapıldığını, bu durumun ise davayı ve iddiaları aydınlatmaya elverişli ve yeterli olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu muhdesatların baraj nedeniyle su altında kalacağının herkes tarafından bilinmesine karşın davacı tarafından kötü niyetli olarak yetiştirildiğini, bilirkişiler tarafından tespit edilemeyen verilere dayanılarak hatalı rapor hazırlandığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerindeki muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak, muhdesatın tespiti yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bozma gerekleri yerine getirildiğini söyleyebilme imkanı yoktur. Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesinin önceki kararı Dairemizce, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde yapılan kamulaştırma işleminin hangi tarihte yapıldığı tespit edildikten sonra, kamulaştırma tarihinden öncesine ve sonrasına ilişkin farklı dönemlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi üzerinde uzman bilirkişiler tarafından inceleme yaptırılarak, dava konusu taşınmaz üzerindeki kapama bağ teveklerinin kamulaştırma kararının ilanından önce dikilip dikilmediğinin üzerinde durulması, dava konusu taşınmaz üzerindeki muhdesatların yerleri ile kamulaştırma kararının ilanından önce ağaçların bulunduğu bölümleri gösterir, hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınması gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur. Ne var ki, İlk Derece Mahkemesince, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün 08.03.2024 tarihli yazısı ile yetinilerek, hava fotoğrafları ve uydu görüntülerinden yararlanılmaksızın, eksik araştırma ve inceleme ile sonuca gidilmiştir. Öte yandan, bozma öncesi alınan 13.04.2018 tarihli ziraat bilirkişisi raporunda dava konusu taşınmaz üzerindeki bağ teveklerinin yaşları 18-20 olarak tespit edilmesine karşın, bozma sonrasına alınan 29.05.2024 tarihli ziraat bilirkişisi raporunda ise dava konusu taşınmaz üzerindeki bağ teveklerinin yaşları 30-35 olarak tespit edilmiş olup, aradaki farkın sebebi raporda açıklanmadığı gibi, alınan raporlar hava fotoğrafları ile desteklenmemiş, İlk Derece Mahkemesince sonraki rapora hangi sebeple üstünlük tanındığı da gerekçeli kararda tartışılmamıştır. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için, taşınmazın bulunduğu yerde yapılan kamulaştırma işlemine dair belgeler getirtilerek kamulaştırma kararının hangi tarihte (hangi yılda) alındığı ilgili kurumlardan sorulmalı, Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin harita sorgulama sayfasına girilerek, taşınmaz bölümünün bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya arasına alınmak suretiyle, buradan elde edilen verilere göre kamulaştırma tarihinden öncesine ve sonrasına ilişkin farklı dönemlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilmeli, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra ziraat mühendisi ve jeodezi mühendisi bilirkişilerinin hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, kapama bağ teveklerinin kamulaştırma kararının ilanından önce dikilip dikilmediği üzerinde durularak, yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından, dava konusu taşınmaz üzerindeki meyve ağaçlarının kim veya kimler tarafından hangi tarihte dikildiği hususlarında somut olgu ve olaylara dayalı olarak ayrıntılı bilgi alınmalıdır. Yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalıdır. Ziraatçı bilirkişiden dava konusu taşınmazın tarımsal niteliğini bildirir, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların cins, yaş, bakımlılık ve nitelikleri hususlarında hüküm vermeye yeterli ve ayrıntılı değerlendirmeleri içerir, önceki raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde, hava fotoğrafları ve uydu görüntülerinden de yararlanılarak rapor alınmalı; jeodezi bilirkişisinden; yapılacak keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir, dava konusu taşınmaz üzerindeki muhdesatların yerleri ile kamulaştırma kararının ilanından önce ağaçların bulunduğu bölümleri gösterir hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınarak toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikle değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.