Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1821 E. 2025/6073 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1821
- Karar No
- 2025/6073
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi SAYISI: 2019/107 E., 2024/373 K. DAVA TARİHİ: 21.06.2011 KARAR: Dava konusu taşınmazın kadastro işlemlerinin olağan usullere göre tamamlanması için dosyanın Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine, Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın kadastro işlemlerinin olağan usullere göre tamamlanması için dosyanın Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, İstanbul ili Beyoğlu ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 325 ada 70 parsel sayılı 1.069,94 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, "taşınmazın '...' ismiyle maruf kilise olduğu, bu gibi yabancı dini, ilmi ve hayri müesseselerle bunların sahiplendikleri akar nevinden gayrimenkullerin durumu ve tescilleri hususu Başbakanlıkça tetkik edilmekte olduğundan, verilecek karara göre işlem yapılmak üzere" şerhi verilerek, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili Beyoğlu ilçesi ... Mahallesi 325 ada 70 parsel sayılı taşınmazın açık olan malik hanesinin Hazine adına doldurulmasını ve taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiş ve yargılama sırasında ... Kilisesi vekili, çekişmeli taşınmazın uzun yıllardır zilyetliklerindeki kilise olduğunu ileri sürerek, taşınmazın ... Kilisesi adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen önceki karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.10.2018 tarihli ve 2015/16418 Esas, 2018/5171 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... dava konusu taşınmazın üzerinde '...' ismi ile bilinen kilise bulunduğu halde, ... Genel Müdürlüğü ile İtalyan ... Kilisesi Vakfının davaya dahil edilmediği açıklanarak, adı geçenleri davaya dahil etmesi için davacı tarafa süre verilmesi, kendilerine dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ ettirilerek davaya dahil ettirilmesi, bu yolla taraf koşulunun sağlanması halinde, adı geçenlerin davaya karşı savunma ve delillerinin sorulup saptanması, bundan sonra tarafların tüm delilleri birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak ve ... Genel Müdürlüğü ile ... Kilisesi davaya dahil edilerek yapılan yargılama sonunda; "... mevzuatımızda yer almayan sebeplerle, taşınmazın mülkiyet kadastrosunun ihmal edilerek, mülkiyet hanesinin boş bırakılmasının, idari işlem mahiyetindeki kadastro çalışmalarındaki hatadan ya da ihmalden kaynaklandığı, gerek o dönemdeki, gerekse cari mevzuat kapsamında kadastro mahkemelerinin görevine giren durumun bulunmadığı, bu kapsamda tamamlanmayan kadastro çalışmaları neticesinde malik hanesinin açık bırakılmasına yönelik hatalı idari tasarruf sonucunda, kadastro işlemlerinin tamamlanmadığının kabul edilmesi gerekeceği ..." gerekçesiyle, dava konusu 325 ada 70 parsel sayılı taşınmazın kadastro işlemlerinin olağan usullere göre tamamlanması için dosyanın Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararın ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.