Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1189 E. 2025/2042 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1189
- Karar No
- 2025/2042
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 13.06.2024 SAYISI : 2011/274 E., 2011/452 K. KARAR : Tavzih talebinin reddine
Taraflar arasındaki kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescili ile müdahalenin men'i istemine ilişkin davada verilen ve kesinleşen hükmün tavzih edilmesinin istenilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 13.06.2024 tarihli ek kararıyla tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen ek karar davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede; 1982 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) kapsamında yapılan kadastro çalışması, 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre 2007 yılında yapılan orman kadastrosu ile 2/B çalışması ve 2022 yılında yapılan uygulama kadastrosu çalışması bulunmakta olup, 1982 yılında 3402 sayılı Kanun kapsamında yapılan kadastro çalışmasında Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain dava konusu taşınmaz 333 parsel numarası adı altında tarla vasfıyla ve 6.981,00 m² yüzölçümü ile tapu kaydına dayalı olarak...adına tespit edilmiş ve itirazsız kesinleşmiştir. Uygulama kadastrosunda dava konusu taşınmaz 136 ada 32 parsel numarasını almış ve 6.981,00 m² olan yüzölçümü 6.938,46 m² olmuştur.
Davacı İdare temsilcisi dava dilekçesinde; dava konusu ... ilçesi ... köyü 333 no.lu parselin 6831 sayılı Kanuna göre yapılan orman kadastro ve 2/B uygulamalarının 21.10.2008 tarihinde kesinleştiğini, orman kadastro haritasında koordinatları belirtilen 2.353,961 m²'lik alanın orman sahası olduğundan tapu kaydının iptal edilmesini, dava konusu taşınmazın fiili durumunun da orman niteliğinde olduğunu ve eski tarihli haritalarda da ormanlık alana isabet etmesi nedeniyle orman kadastro haritasında koordinatları belirtilen 2,353,961 m²'lik alanın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil kararı verilmesini, davalıların müdahalesinin önlenmesini istemiştir.
... Sulh Hukuk Mahkemesinin 29.07.2011 tarihli ve 2011/274 Esas, 2011/452 Karar sayılı ilamı ile; dosya kapsamı, mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi raporlarına göre; dava konusu taşınmazın tapu kaydının davalı adına olduğu, 6831 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi gereğince orman kadastro komisyonunca yapılan orman kadastro ve 2/B uygulamalarının 21.10.2008 tarihinde kesinleştiği ve 2.353,961 m²'lik bölümünün orman vasfında olduğu, ormanlık alana isabet ettiğinin anlaşıldığı, her ne kadar orman bilirkişi raporunda taşınmazın memleket haritası ve hava fotoğraflarında taşınmazın tamamının (A1) ile gösterilen 4.456,15 m²’si ve (A2) ile gösterilen 2.524,85 m²’sinin ormanlık alanda kaldığı, (A2) ile gösterilen alanın orman tahdit sınırları içerisinde orman sayılan yerlerden olduğu bildirilmiş ve buna göre teknik bilirkişi ile birlikte hazırlanan krokide gerek ormanlık alan ve gerekse orman tahdit sınırları içerisinde kalan alan gösterilmiş ve bu alanlar ayrıca teknik bilirkişi krokisinde de belirtilmiş, taşınmazın tarım arazisi olduğu yönünde zirai bilirkişi raporu verilmiş ise de; kural olarak orman tahdidi yapılıp kesinleşmiş bir yerin orman olup olmadığının kesinleşmiş tahdit haritasının yerine uygulanması ile belirlenebileceği, kesinleşmiş orman tahdit haritası ile çelişen bilirkişi krokisine dayanılarak hüküm kurulamayacağı, dava konusu alanın sınırlarının OTS noktaları ve bu noktaların haricinde ölçme gerektirdiğinden bilirkişi raporlarına bağlı kalınmaksızın orman kadastro haritasında gösterilen koordinatlarına göre davanın kabulüne karar verildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile Samsun ili ... ilçesi ... köyü 333 parsel no.lu taşınmazın orman kadastro haritasında koordinatları belirtilen, teknik bilirkişi raporunda (A2) harfi ile gösterilen, orman kadastro haritasında taralı 2.353,961 m²'lik alanının tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davalının müdahalesinin men'ine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.02.2017 tarihli ve 2015/12207 Esas, 2017/1512 Karar sayılı ilamıyla; “Orman Yönetiminin dava konusu taşınmazın 2353,961 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin dava açtığı ve mahkemece bu bölüme ilişkin davasının kabulüne karar verildiğine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün Onanmasına” karar verilmiş, karar 24.02.2017 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı ... İdaresi vekili 07.03.2023 tarihli tavzih dilekçesi ile Samsun Kadastro Müdürlüğü 7686380 sayılı yazısı ile idarelerine başvurulduğunu ve Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 333 m² parsele ait Mahkeme kararının infaz edilemediğinin bildirildiğini, karara dayanak teşkil eden bilirkişi raporunda alan hesabında (A2) harfi ile gösterilen alanın 2.566,90 m² olarak hesaplandığını, ancak raporda ve kararın hüküm kısmında 2.353,961 m² olarak hatalı yazıldığının tespit edildiğini, yapılan bu maddi hatanın düzeltilmesi durumunda tescil bildirimi hazırlanarak ilgili Tapu Müdürlüğüne gönderileceği ifade edildiğini, Mahkemenin 29.07.2011 tarihli ve 2011/274 Esas, 2011/452 Karar sayılı kararının infazının sağlanabilmesi için, gerek görüldüğü takdirde raporu tanzim eden bilirkişiden ek rapor istenmek sureti ile yapılan maddi hatanın düzeltilmesini, 29.07.2011 tarihli ve 2011/274 Esas, 2011/452 Karar sayılı kararında (A2) ile belirtilen kısının alanın 2.566,90 m² olarak düzeltilerek hükmün açıklanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
... (Kapatılan) Sulh Hukuk Mahkemesinin 13.06.2024 tarihli ek karar ile tavzih talebinde bulunanın talebinin Mahkeme kararının değiştirilmesine ve genişletilmesine yönelik olduğu, yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hükümle ilgili olağan kanun yollarına başvurulmadıkça verilen hükmün değiştirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiş; ek karar, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin kesinleşmiş bir kararının uygulanamaması durumunun mevcut olduğunu, idarelerinin mağduriyetinin söz konusu olduğunu, maddi hata olarak kabul edilmesi gereken bir hesaplama hatası yapıldığını, bu durumunun da tavzih ile düzeltilmesi gerektiğini, koordinatları belirtilen alanda ölçüm hatası yapıldığını, her zaman olabilecek ve düzeltilebilecek bir durum olduğunu ileri sürerek kanun yoluna başvurmuştur.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescili ile müdahalenin men'i istemine ilişkin olup, temyiz isteği 13.06.2024 tarihli ek kararın bozulması istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ek kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen ek karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Mahkemece verilen 13.06.2024 tarihli ek kararın ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440/III-1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.